Atletizm bir tutkudur (II.Bölüm)
II.BÖLÜM: DOPİNG KULLANIMI ve YAKLAŞILAMAYAN REKORLAR
-
1952 olimpiyatlarıyla başlayan SSCB-ABD rekabeti “doping” kullanımını arttırdı. Doping etkileri özellikle kadın atletlerin bedenlerinde kolayca görülür hale geldi. 1963,2te doping için tedbirler alınmasına karar verildi ve bu tedbirler 1967′de yürülüğe girdi ve sert şekilde uygulandı. WADA (World Anti-Doping Agency) yeni geliştirilen doping ilaç ve yöntemleri dolayısıyla kontrol kriterlerini sürekli güncellemeye başladı. Otoriteler en sıkı kontrollerin atletizmde yapıldığını ifade ediyorlar.
1988 Seul Olimpiyatlarında 100 m.’de 9.79 sn. ile olimpiyat ve dünya rekoru kıran Jamaika asıllı Kanada’lı Ben Johnson‘un (resimdeki) altın madalyası pozitif çıkan doping testinden sonra geri alındı ve rekoru silindi. 1980′lerde anti-doping kampanyalara ünlü atletlerde katıldı. Artık atletizmde doping olaylarına daha seyrek rastlanıyor. Ancak doping asla tümüyle önlenebilmiş değil. Hala doping cezası alanlar var ve asıl önemlisi WADA’nın kontrol kriterleri arasında bulunmayan ve tabii yakalanmayan ama çok kullanılan doping maddelerinin varlığı konuşulmakta.
Türk atletizm tarihinin en önemli yıldızı Süreyya Ayhan (resimdeki) yanlış doping örneği vermesi, sonra da doping örneği vermeyi reddetmesi dolayısıyla 2004 Atina ve sonra ABD’de verdiği iki örneklte doping maddesi tesbit edilmesi üzerine aldığı ceza nedeniyle 2008 Beijing oyunlarına katılamadı ve Türk halkını Atletizmdeki ilk ve ikinci altın madalya sevincini yaşatmaktan yoksun bıraktı. Süreyya Ayhan’ın 3.55.33′ü Beijing şampiyonunundan 5 saniye daha iyi. Hayıflanmamak elde değil. 1980′lerde özellikle bayanlarda kırılan rekorların çoğu duruyor. Bir kısmına yaklaşılamıyor bile.
İşte bazı örnekler;
Çekoslovak Jarmila Kratochvilova‘nın 800 metredeki 1.53.28′lik rekoru 23 yılı doldurdu. Bu yıl Beijing’i kazanan 19 yaşındaki Kenya’lı Pamela Jelimo bu rekoru kırabilecek gibi görünüyor. Bulgar Yordanka Donkova‘nın 100 metre engellideki 12.22’si (1988) tehlikede görünmüyor. 20 yıl önce 100 ve 200 metrelerde Dünya ve Olimpiyat rekorlarını 10.49 ve 21.34 ile kıran, yarışlarını gülerek koşan Florence Griffith Joyner çok erken bir yaşta açıklanamayan bir yaşta öldü. Rekorlarına yaklaşılamayan Griffith, kullandığı doping maddeleri yüzünden öldüğüne ilişkin iddialar hale gündemde. İki Çin’li 1500 m. Dünya rekorunu 3.50.46 ile kıran Yunxia Qu ve 10.000 m. rekorunu 29.31.78 ile kıran Junxia Wang, 1993′teki bu rekorlardan sonra sahalarda görünmediler. 1985′de Marita Koch tarafından kırılan 23 yıllık 400 m. rekoru 47.60 daha uzun yıllar kırılamayacak gibi görünüyor. Bayanlarda 49.00 saniye altını koşmak bile adeta mucize. Beijing’te bu mesafe 49.62 ile kazanıldı. Galina Chistyakova‘nın uzun atlamadaki 7.52si (1987) dokunulmazlardan. Yüksekte Stefka Kostadinova‘nın 2.09′uda (1987) öyle. Gülle atmada Natalya Lisovskaya‘nın 22.63 metresi 21 yaşında, Gabriele Reinsch’in disk atmadaki 66.80 m.si ise 20 yaşında… Jackie Joyner-Kersee‘nin heptatlondaki 7291 puanı da 20 yaşını aşmaya hazırlanıyor.
Erkeklerdeki yaşlı rekorlar ise şöyle;
400 metre engelli Kevin Young‘ın 46.78′lik derecesi 16 yaşında, uzun atlamada Mike Powell’a ait olan 8.95 m.lik rekor 17, disk atmada Jurgen Schultz‘ün 74.08m. lik rekoru 22, çekiç atmada Yuri Sedykh‘in 86.73 m.si 22, gülle atmada Randy Barnes‘a ait 23.12 metrelik rekor 18 yaşındalar. Bu rekorların hiçbirine Beijing’te yaklaşılamadı.
Misafir Yazar tarafından yazılan son 5 yazı
- Atletizm bir tutkudur (V. Bölüm)
- Atletizm bir tutkudur (IV.Bölüm)
- Atletizm bir tutkudur (III.Bölüm)
- Yeni bir forvet doğuyor, Ronaldinho!
- Atletizm bir tutkudur (I.Bölüm)






Son Yorumlar