Vakıfbank Güneş Sigorta Bayan Voleybol Takımı Avrupa Top Teams Kupası’ ndan sonra Avrupa Challenge Kupası’ nda da şampiyon olarak adını ikinci kez altın harflerle tarih sayfalarına yazdırdı. Bütün ulusumuzu sevince boğan ve bize büyük gurur yaşatan kızlarımıza sonsuz teşekkürler. Yalnız bütün ulusumuzu sevince boğan derken ” boğması gereken ” demek daha doğru olur sanırım. Sizce bu sevinci, gururu kaç kişi yaşadı dersiniz? Hatrı sayılmayacak kadar az tabiki. Her ne kadar radyolar, televizyonlar ve gazeteler bir kaç gün şampiyonluk hakkında yazıp çizseler de saman alevi gibi parlayıp söndü bu başarının hikayesi. Kimileri hiç umursamadı, kimileri ise ” vay be helal olsun ” deyip bir daha anmadılar bile.
Hatırlarsanız G.Saray UEFA şampiyonu olduğunda gazetelerin ilk sayfaları baştan aşağa bu büyük başarıyı yazıyorlardı, ya da televizyonlar günlerce başarı öykülerini yayınlıyordu, Türkiye günlerce bayram yapmıştı. Burdan medyamıza sesleniyorum: Voleybolumuzu hiçe saymayın! Türkiye’ de spor dalları içinde şu an Avrupa’ da en başarılı olduğumuz, göğsümüzü kabartan voleybolumuzun tanınmasını sağlayın. Yüzlerce futbol programlarının yanına voleybol programlarını da ekleyin, ya da en azından voleybolun V ‘ sinden bahsedilmesini sağlayın, sağlayınki insanlar böyle başarıları takdir edebilsin, önemini anlayabilsinler.
Geçenlerde okuduğum bir haber ise beni bir hayli şaşırttı ve sevindirdi. Ülkemizde erkek oyuncuyla bayan oyuncunun eşit olduğu tek spor dalı voleybolmuş. Yani uluslararası alanda kupaları kaldırdığımız ve sürekli başarılı olduğumuz tek spor dalı olan voleybolla aynı zamanda kadın-erkek eşitliği de sağlanıyor ve bu eşitliğin neticesinde Avrupa Şampiyonlukları da geliyor. Böylece ülkemizde ailelerin kızlarını spora yönlendirmelerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz bayan voleybolcularımız sayesinde.
Vakıfbank Güneş Sigorta’ yı yürekten kutluyorum ve büyük başarılara imza attığımız voleybola daha fazla saygı gösterilmesini diliyorum.
