
Dün akşam izlediğimiz derbi kesinlikle sıradan bir maç değildi, son zamanlarda sehir zevki en yüksek karşılaşmalardan biriydi. Trabzonspor’un Şenol Güneş yönetimindeki modern futbolunu, Fenerbahçe’nin Aykut Kocaman’la etkili mücadelesini ve sahada tüm bunlar yaşanırken centilmenliği & kaliteyi üst seviyede tutmayı amaçlayan futbolcuları ve tabiki Trabzon seyircisini kutlamak gerek.
3-2 ev sahibi takımın galibiyetiyle sona eren güzel maçla sadece bir sporsever olmanın mutluluğunu yaşamadık aynı zamanda FUTBOL adına çok tartışılan orta saha konusunda önemli bir yargıya ulaştık;
Örneğin Cristian Baroni, Selçuk Şahin gibi futbolcuları tartışmak yerine sadece yeşil sahadaki MESAFELERİ düşünün. O futbolcuları eleştirirken aslında neden eleştirdiğimiz; oynamadıkları futbollarında değil kendilerine atılan pasların altında gizli. Pasın yeşil çimlerde süzülüş anında, momentum!

Küçükken ilk topla buluştuğumuzda halen zihnimizde canlandırdığımız hocamız bize neyi öğütler? “TOPU ÜSTÜNE BEKLEME TOPA HAMLE YAP” O zaman iyi futbolcu kötü futbolcu ayrımını ayırt etmek için dün akşamki zevkli derbi sonunda iyi bir nüans yakaladık. Eğer profesyonel bir futbolcu -hele hele bir orta saha oyuncusu- kendisine atılan pasa hareketlenmiyor, aksine geri geri çekilip futbolun en esas doğası TOPTAN uzaklaşıyorsa ortada kesin eksiklik var demektir. Dünyada saniyenin onda birinde rekorların kırıldığı spor dalları varken, atılan pası üstüne bekleyen oyuncu sadece zamanını boşa harcar, top ona gelince ne yapacağını bilemediği için süre kazanmayı çalışır ve kendine güveninden yoksundur.
Aynı durum Galatasaraylı Mustafa Sarp ve Barış Özbek içinde geçerli. Fenerbahçe ve Galatasaray gibi iki güzide kulüpte sözünü ettiğim oyuncuların tartışılma nedeni bundandır. Ve anladığım önemli bir nokta daha: karşı takımın etkili oyuncusundan çok takımlara zarar veren asıl neden, kadrosunda yer alan güvensiz futbolcularıdır. Malesef, biz bırakın o tür oyunculardan uzak durmayı, onları ilk onbirde maaşlı futbolcu yapıyoruz. Bence özellikle iki büyük kulübümüzün öncelikle bu limitli orta saha sorununa çözüm bulması gerekiyor. Emin olun pasa hareketlenen oyuncu tüyosuyla yapılacak transferler doğru transfer olur! Bu konuda kadrosunda yetenekli Ceyhun Gülselam ve Selçuk İnan’dan oldukça verim alan Şenol Güneş’i tebrik etmek lazım.
Veee müthiş spor medyamız içinde kısa bir not! Özellikle son senelerde, sanki birileri basının içine daldı ve çoğunluğa husumet aşısı yaptı.
Dünkü karşılaşmayı izlerken kendi kendime “bu kadar güzel maçtan sonra artık yazacak çirkinlik bulmazlar, izlenen gerçek futbolu met ederler” diye düşündüm ama yanılmışım! Bazıları için Bilica’nın kale içine girmesinin nedenlerini sorgulamak, Şenol Güneş’in modern futbolunu yorumlamaktan daha değerli olmuş; ya da Alex’in Paok maçı için yedek kalmasını Aykut Kocaman’la kavgalıymış gibi lanse etmek, genç kaleci Mert Günok’un cesur performansından daha anlamlı olmuş. Kendine sporsever diyenler ve özellikle kendilerini bu konuda söz sahibi hissedenler futbolun seyirinden keyif almayacakta neden alacaklar? Zaten çabuk galeyana gelen taraftarlara örnek olmayı ve saygıyı empoze etmek yerine her ufak ayrıntıda gizem tohumları ekmek neden? Neden birileri sadece futbolla mutlu olmak varken, mutsuz insanlar arar ve onlarla tatmin olmaya çalışır?
Futbolu, yalan ve husumetle devam ettirmeye çalışanlar hatırlamalıdır ki; futbolu halen spor olarak gören ve onu tarihi, kültürü ve sosyal dayanışmasıyla yaşatmaya çalışanlar var. Onlardan biri Aceto Balsamico’nun Editörü Sevgili Bülent Timurlenk. Kendisini çoğunluk tanıyordur ama O’nu tanımak sadece yazılarını takip etmek değil, yarattığı özgün cümlelerinden önemli alıntılar çıkarmaktır. Bende, Bülent Timurlenk’in spor medyamız konusunda kaleme aldığı çok güzel bir tanımlamasını buraya taşıyarak yazımı noktalıyorum ve çoğunluk için yaşadığı güzelliklerin farkında olmasını diliyorum..
“MEDYA:Araç takip mesafesini, gazeteciliğinde de ayarlamayanlar… Kendi egoları, ihtirasları için kaleme sarılanlar… Mesafeyi kısa tutup, yönetimin, futbolcunun içine dalan, öndeki frene bastığında kaza yapanlar…” Bülent Timurlenk
Good News and Bad News: Trabzonspor 3-2 Fenerbahçe
Son Yorumlar