Çıkış Yolu

Yazar: Deniz Kutsal - 8 Ocak 2008 9:43
Kategori: Boks

En son 2004 yazında Atina Olimpiyatları Erkekler Boks Final müsabakasında izlemiştim Atagün Yalıçınkaya‘ yı. Hatırlarım o günü, karşılaşma başlayana kadar sabırsızlıkla beklemiştik. Ege’nin serin öğle rüzgarı bir de temiz havasıyla şu an askerde olan Caner arkadaşımın yazlık evinde izlemiştik final maçını buzlu kolalarımızı tokuşturarak. Heyecan dolu çok güzel bir maçtı. Önceki maçında Dünya Şampiyonu Rus Sergei Kazakov’u devirmişti Atagün. Final maçında kübalı rakibine karşı galip gelemesede hırsı, ringte duruşu ve cesaretiyle bu kadar genç ve yetenekli bir Türk sporcunun olimpiyatlarda ülkemize bu başarıyı getirmesinden dolayı çok gururlanmıştık ve duygulanmıştık, ne de olsa Muhammed Ali’ den sonra olimpiyatlarda madalya kazanan en genç 2.sporcu olmuştu. 17 yaşındaki Türk boksör Atagün Yalçınkaya gelecek vaad ediyordu.

Ve yine dün akşam Atagün Yalçınkaya‘yı NTV’nin Spor Servisi programında canlı yayında konuk olarak gördüm. Bu sefer eski özgüveni ve cesaretinden uzak, sakalları belirmiş, jöleli saçları ve siyah ceketiyle genç bir adam oturuyordu televizyon ekranında. 2004 senesinden beri yaşadığı olayları desteksizlik, hayırsızlık ve haksızlık kelimeleriyle anlatmaya çalışıyordu kendi üslubunda. Bir yandan da Burcu Esmersoy’un sorularını yanıtlamaya çalışıyordu. Çok şey ifade etmek, içindekileri bir seferde 70 milyona açıklamak ve anlaşılır olmak istiyordu. 4 sene önce gördüğümde kırmızı eldivenleri vardı elinde ama bu defa kırmızı gömleğiyle ruhsal savaşını veriyordu beyaz ekranda. 21 yaşındaki bir çocuk içinse çok çaba harcıyordu düşüncelerini açıklarken.

Bir düşünsenize 17 yaşınızda Olimpiyat 2. si oluyorsunuz, Türk milletine çok büyük bir mutluluk yaşatıyor ve milli kahraman konumuna geliyorsunuz. Haliyle beklentilerde artıyor. Hedefler sıralanıyor önünüze : avrupa şampiyonluğu, dünya şampiyonluğu, olimpiyat şampiyonluğu. Sponsorluklar imzalıyor, törenlere katılınıyor, mahallede rahat dolaşamıyorsunuz, maddi ve manevi tüm değerleriniz tavan yapıyor.

Şimdi ise bu sporcu milli takımı bırakma noktasına geliyor ve profesyonel olmayı düşünüyor. Nedenleri ne mi olabilir? 

1.nedeni çoğu yıldız sporcu adayının başına geldiği gibi çevrenizdeki rant simsarları ve şakşakçıların sizi kafa ve fiziksel olarak çalıştırmak ve hazırlamak yerine gözünüzü erişilmemiş hedeflerle boyaması ve en ufak bir başarısızlıkta, kendilerine yeni rant kapıları araması ve ilgilerini çekmesi olabilir.

2.nedeni Atagün’ün, yaşadığı sakatlıklar ve hastalıklarla daha az çalışması ve işine konsantre olmaması olabilir.

Ama kesin olan birşey var ki Atagtün’ün 21 yaşındaki bir sporcu için aklı çok karışık. Yazılanlardan bıkmış ve yorulmuş. Bu durumdan çıkış yolunu da dün gece çevresindekilere veryansın eden şu cümlesiyle özetliyor : “Yurt dışına gidip orada tecrübe kazanıp, uzun bir süre kafamı toparlamak istiyorum.”