Bir Nesil Onlarla Büyüdü : Efes Pilsen Basketbol Takımı

Yazar: Deniz Kutsal - 7 Nisan 2008 11:34
Kategori: Basketbol

Bir nesilin gelişmesinde okul vazifesi görmüştü Efes Pilsen Basketbol Kulübü. Şu anki gençlere nazaran internet kafelerde sanal oyunlar oynamak yerine o zamanki çocuklar sokak potalarını hınca hınç doldururdu. Efes Pilsen’ in özellikle Avrupa maçları Şampiyonlar Ligi maçları gibi beklenirdi herkes tarafından televizyonlarının başında.

Kim basketbol oynarken bir Naumoski bir Conrad McRae olmazdı ki. Basketbol okulları da bu zamanki gibi belli tekellerde değildi. Her mahallenin kendi okulu vardı. Gençler için Ufuk Sarıca, Tamer Oyguç gibi olmak, Volkan Aydın gibi basketbol oynamak bir emeldi dizi yıldızı Memati olmak yerine. Okullar basketbola ilgi gösterirdi.

Daha sosyal bir toplum olmak için farklı bir şanstı Efes Pilsen.

Bir nesil basketbolu onlarla sevdi. Efes Pilsen’ in şampiyonluklarıyla sevindi Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray Basketbol Takımlarının adı anılmazken.

Şimdilerde ise ligte play-off mücadelesi veriyor mavi beyazlılar. Karşıyaka mağlubiyetiyle Amerikalı Antrenör Blatt belki Efes tarihinde ilk defa, lig oynanırken görevinden alındı. Amerikalı ve yerli gelen oyuncular kaliteyi yukarlara taşıyamadılar ve bu sene başarısızlık beklentiye dönüştü.

Belli medya grupları dışında bu düşüşe kimse deyinmedi belki ama kayan bir kutup yıldızıydı. Türk Basketboluna yıllarca yön veren, daima kuzeyi, ileriyi gösteren bir semboldü. Bundan sonrasında eskisinden daha çok taraftar ve kamuoyu desteği arıyor Efes Pilsen. Bu düşüş bir anda gelmedi ve bir anda eski günlere dönüş olmayacak kuşkusuz. Ancak zamanında onların başarılarıyla sevinen her bireyin sesini duyurma zamanı Efes Pilsen’ e.

Efes Pilsen’ in geçmişi kazandığı kupalardamıydı? Yoksa yaptığı transferlerde mi?

Hiçbirinde değildi. Tabi Türk Basketbolunun miğferi olan bahsi geçen Aydın Örs’ leri, Tamer Oyguç’ ları, Ufuk Sarıca’ ları, Hüseyin Beşok’ ları saymazsak. İsimleri kalıcı yapanlar o takımlarla bütünleşmiş yıldızlardır ve bir zamanlar Efes Pilsen bu oyuncularla bütünleşmişti.

Türk Basketbolunun Tofaş gibi Mavi-Beyaz rengini hiç kaybetmemesi dileğiyle..

Parayla Saadet Oluyor Mu?

Yazar: Deniz Kutsal - 26 Mart 2008 12:48
Kategori: Basketbol

Son 15 senede Türkiye 1. Basketbol Ligi 2 takımımızın tekelindeydi. Efes Pilsen ve Ülkerspor. 2 dev kuruluşu arkasına alan bu iki güzide kulübümüz ligi domine ederken bir yandan da Avrupa’da Türk Basketbolunun gururu oluyorlardı. Taki bu sezona kadar.

2 sene önce Ülkerspor ligten çekildiğini açıklamasıyla ve Efes Pilsen’in yıldız oyuncularını başaka takımalara kaptırıp bütçesini düşürmesiyle ligin seyiri tersine döndü.

Ülkerspor’un birçok yıldız basketbolcusunu kadrosuna katan ve Ülker grubuyla altyapı dahil olmak üzere birleşen Fenerbahçe takımı ve aynı firmadan sponsor desteği alan diğer büyük iki kulüp Beşiktaş ve Galatasaray, geçen seneki ivme ile bu sene Avrupa’da kendi şampiyonlarında çeyrek finale çıktılar. Lig yarışı da keza bu takımlar arasında kıyasıya bir hal aldı. Bu büyük heyecan ve başarıdan dolayı takımlarımızı yürekten kutluyoruz. Yükseliş yadsınamaz peki etkenler nelerdir?

Yükselişin anahtarı basit : Sponsor yani para desteği.

Bunca senedir basketbol bıranşında elle tutulur bir başarı elde edemeyen üç büyükler, Ülker grubunu arkalarına alarak milyon dolarlık transferlerle atılımı gerçekleştirdiler.

Ülker bu kadar desteği pervasızca ve hangi kaynaktan nasıl yapıyor onu bilemem ancak bildiğim tek bir şey var ki o da bu desteğin kaymak etkisi yapmaması ve gelecek senelere taşınması için acilen altyapı ve tesislere yatırım yapılmasıdır.

Bu noktada Fenerbahçe Ülker’ i, Beşiktaş Cola Turka ve Galatasaray Cafe Crown’ a göre daha şanslı ve önü açık görüyorum. Zira biraz öncede bahsettiğim gibi Ülkerspor altyapısını olduğu gibi bünyesine katan Fenerbahçe temellerini sağlam kayalara dayadı. Bunlardan en iyi örnek bu sene yıldızı parlayan dev pivot Ömer Aşık.

Bu arada yakında Ülker diğer kulüplere destek vermeye karar verirse, acaba “Efes Pilsen İçim Süt”, “Karşıyaka Bizim Yağ” ya da “Mersin Belediyesi Ülker Gofret” takımlarını görür müyüz Beko 1.Basketbol Liginde? 

Aslan Yürekliler

Yazar: Ata Orçun Eryılmaz - 18 Şubat 2008 1:14
Kategori: Basketbol

2005 yılının Ekim ayında kurulmasına karşın kısa sürede büyük başarılara imza atan Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı gözünü Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu’na dikti. Katıldığı ilk sezonda Tekerlekli Sandalye Basketbol 2. Ligini namağlup şampiyon tamamlayan ve bunun üzerine hız kesmeden 1. Lige yükseldiği ilk sezonda 17 maçta 17 galibiyet alarak ve play-off serisinde Beşiktaş ile yaptığı tüm maçları da kazanarak yine namağlup şampiyon olan Aslan Yüreklilerin, bu istatistiklerden de anlaşılacağı üzere, Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hedefine iyice kilitlenmiş oldukları görülüyor. Bu hedef doğrultusunda sezona üç yeni ve önemli transferle girdi Aslan Yürekliler. Dünyanın en iyi oyun kurucusu olarak tanınan Irak asıllı İsveçli Hussein Haidari, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu Avustralya Milli Takımı’nın center oyuncusu Justin Eveson ve Alman A Milli Takımı’nın yanı sıra, 2005 Şampiyonlar Ligi Şampiyonu R.S.V Lahn-Dill’de de forma giyen Türk oyuncu A. Gazi Kahraman. Bu üç önemli transfer ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu hedefiyle birlikte Avrupa basınında da yer almayı başaran Aslan Yürekliler, geçen iki sezona olduğu gibi bu sezona da fırtına gibi girdiler. İzmir Büyükşehir Belediye, Kardemir Karabükspor ve geçen sezonun finalisti Beşiktaş gibi güçlü rakiplerin de arasında bulunduğu altı karşılaşmanın altısından da galip gelmeyi başararak yine namağlup olarak yollarına devam ediyorlar. Kısa sürede bu kadar büyük başarılara imza atan Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımının tüm oyuncularını, antrenör Sedat İncesu’yu ve bu önemli takımın oluşumuna katkıda bulunan herkesi yürekten kutlamak gerek. Kulüp seviyesinde ve takım sporlarında Türkiye’ye ilk Avrupa şampiyonluğunu futbol ile getiren Galatasaray Spor Kulübünün ikinci bir Avrupa şampiyonluğunu Tekerlekli Sandalye Basketboluyla getireceğine tüm kalbimle inanıyorum. Aslan Yüreklilere, bu onurlu ve gururlu yolda sonsuz başarılar..

Gönüllerin All-Star’ ı…

Yazar: Akın Parlas - 1 Şubat 2008 4:06
Kategori: Basketbol

NBA’ e geldiğinden beri ne zaman o büyük patlamayı yapacak diye beklenen, bu sezon başından beri ise beklenen patlamanın üstünde bir patlama yapan milli basketbolcumuz Hidayet Türkoğlu, 2008 All-Star kadrosuna alınmadı. Dikkat ederseniz ”kadroya girmeyi başaramadı” demiyorum, ”alınmadı” diyorum. Onun yerine ise Washington Wizards takımından Antawn Jamison seçildi. Hidayet’ in yaptıkları ortada, zaman zaman takımını tek başına sırtlıyor, en kritik anlarda sorumluluk alıyor, arkadaşları ona güveniyor, sayı yapıyor, ribaund alıyor, asist yapıyor, komple bir basketbolcu olduğunu hemen hemen her maçta gösteriyor. Bir oyuncunun All-Star’ a seçilmesi için daha ne olabilirki? Eğer takımlarına bu sezon çok şey veren değerli oyuncular All-Star’ a seçiliyorsa Hedo’ nun seçilmemesini anlamak mümkün değil, fakat eğer pazar değerlerine bakıp oyuncu seçiyorsanız o zaman böyle bir kararın nedenini anlayabiliriz. Ne kadar iyi oynarsa oynasın Hidayet’ i kadroya seçmezler, çünkü rakiplerinin NBA’ deki pazar değeri onunkinden daha yüksek olduğu sürece sıralamayı yapan koçlar performans değerlendirmesinden çok parasal değerlendirmeyi göz önüne alacaklardır. Anlayacağınız paranın gücü her yerde olduğu gibi All-Star seçimlerinde de kendini gösteriyor. Her nekadar All-Star’ a seçilemese de Hedo bu sezon tüm dünyaya nasıl bir yıldız olduğunu göstermiştir ve gönüllerde All-Star olarak yerini almıştır. 

Miami Heat’ in Çöküşü!

Yazar: Akın Parlas - 28 Ocak 2008 2:34
Kategori: Basketbol

2005-2006 sezonunun şampiyonu, Shaq ve Wade’ li kadrosuyla adeta rakiplerini silip süpüren, maçlarını izleyenlere büyük bir zevk veren Miami Heat artık o eski günlerinden çok uzaklarda. Ne kendi sahasında ne de rakip sahada sonuç değişmiyor Miami için, hep hezimet, hezimet. Aslına bakacak olursak takas dönemini iyi değerlendirememeleri, Shaquille O’ Neal’ ın artık kariyerinin sonlarına gelmesi, büyük yıldızı Dwyane Wade’ in sakatlığına koç Pat Riley’ in sağlık sorunları nedeniyle görevinden bir süre ayrı kalması eklenince bu tablo kaçınılmaz oldu: Doğu konferansında 9 galibiyet, 33 mağlubiyetle son sırada yer almaları. Herşeye rağmen ben Wade gibi bir yıldızın tek başına bir takım olduğunu ve sakatlığının izlerini son maçlarda attığını düşünüyorum. Tam anlamıyla eski performansına dönen Wade’ in tutulması çok güç olacaktır ve takımını play-off’ lara taşımak için tüm gücünü sahaya yansıtacaktır. Dün gece 15 maç sonra ilk galibiyetini alan Miami Heat umarız şeytanın bacağını kırmış olur, güzel bir seri yakalar ve yine o eski günlerine döner.