<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SporLog &#187; Basketbol</title>
	<atom:link href="http://www.sporlog.com/kategori/basketbol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sporlog.com</link>
	<description>Sporun her dalından günlük uzman yorumları</description>
	<lastBuildDate>Sun, 15 Jan 2012 09:09:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Cameron Crazies: Tabiri Caizse Okulun Delileri (:</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/okulun-delileri/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/okulun-delileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Sep 2011 19:12:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz Kutsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Cameron Crazies]]></category>
		<category><![CDATA[Duke Universitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=9041</guid>
		<description><![CDATA[Cameron&#8217;ın Delileri yanı asıl adlarıyla Cameron Crazies, Duke üniversitesinin her basketbol maçına giden ve okul salonunda yaklaşık 1.200 koltuk sahibi olan dünyanın en ünlü ve organize üniversiteli taraftarlar grubu. Maçlarda yüzlerini ve vücutlarını maviye boyamaları ve rakip oyunculara vudu büyüsü yaparmışcasına garip hareketleriyle tanınıyorlar. Ayrıca youtube&#8217;a girerseniz birbirinden ilginç tezahüratlarını ve zıplamalarını görebilirsiniz. Bu oldukça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/09/The-Cameron-Crazies-heckle-Jason-Clark-of-the-Georgetown-Hoyas-during-an-NCAA-college-basketball-game-against-the-Duke-Blue-Devils.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-9042" title="The Cameron Crazies heckle Jason Clark of the Georgetown Hoyas during an NCAA college basketball game against the Duke Blue Devils" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/09/The-Cameron-Crazies-heckle-Jason-Clark-of-the-Georgetown-Hoyas-during-an-NCAA-college-basketball-game-against-the-Duke-Blue-Devils.jpg" alt="" width="557" height="378" /></a></p>
<p>Cameron&#8217;ın Delileri yanı asıl adlarıyla <strong>Cameron Crazies</strong>, <strong>Duke üniversitesi</strong>nin her basketbol maçına giden ve okul salonunda yaklaşık 1.200 koltuk sahibi olan<strong> dünyanın en ünlü ve organize üniversiteli taraftarlar grubu</strong>. Maçlarda yüzlerini ve vücutlarını maviye boyamaları ve rakip oyunculara vudu büyüsü yaparmışcasına garip hareketleriyle tanınıyorlar. Ayrıca youtube&#8217;a girerseniz birbirinden ilginç tezahüratlarını ve zıplamalarını görebilirsiniz.</p>
<p>Bu oldukça şakacı ve gürültücü çocuklar, erkek basketbol takımını sadece Duke üniversitesinin sahasında oynanan maçlarda değil, aynı zamanda deplasman maçlarında da  takımlarını destekliyorlar. O kadar ki <strong>Scott Kindrick ve Randi Lydersbasket</strong> adındaki iki fanatik Duke taraftarı, kişi başı $13.000 dolar ödeyerek takımlarının bu sene 13 günlük Asya ve Orta Doğu gezilerine dahil oldular ve Cameron Crazies çılgınlığını dünyanın öbür ucuna taşıdılar.</p>
<p>Üniversiteli adam için daha ne denir? Eğlenceye giden her yol mubahtır ama eğlenceyi zekayla birleştiren her organizasyon mükemmel bir anıdır. Duke&#8217;ün sahası Cameron Indoor&#8217;dan bir Cameron Crazies manzarası. Buyrun aşağıda izleyin (:</p>
<p ALIGN="CENTER"><object width="560" height="315"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/o8Q-7qVqw40?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/v/o8Q-7qVqw40?version=3&amp;hl=en_US" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/okulun-delileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zorlu Olimpiyat Yolu Litvanya&#8217;dan Geçiyor: Eurobasket 2011</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/zorlu-olimpiyat-yolu-eurobasket-2011/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/zorlu-olimpiyat-yolu-eurobasket-2011/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2011 12:36:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Uyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[12 Dev Adam]]></category>
		<category><![CDATA[Eurobasket 2011]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8901</guid>
		<description><![CDATA[Aylar önce bir yazı yazmışım Eurobasket ile ilgili. Altı ay sonra tekrar yazıyorum. Neden bu kadar beklediğimin cevabı olarak bütün hazırlık döneminin geçmesini bekledim diyebilirim. Guruplar belli olmuştu ama hep güncel kadrolar ve takımların son durumları üzerine yorum yapmak daha sağlıklı diye söylerim. Turnuvanın başlamasına yaklaşık 15 dakika kaldı, artık net yorum yapabilirim. Gurubumuz zor. Hazırlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/08/Litvanya-Eurobasket-2011-31.08.2011-SporLog.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8912" title="Litvanya Eurobasket 2011 31.08.2011 SporLog" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/08/Litvanya-Eurobasket-2011-31.08.2011-SporLog.jpg" alt="" width="504" height="283" /></a></p>
<p>Aylar önce <a href="http://www.sporlog.com/yazi/eurobasket-2011-litvanya/" target="_blank">bir yazı</a> yazmışım Eurobasket ile ilgili. Altı ay sonra tekrar yazıyorum. Neden bu kadar beklediğimin cevabı olarak bütün hazırlık döneminin geçmesini bekledim diyebilirim. Guruplar belli olmuştu ama hep güncel kadrolar ve takımların son durumları üzerine yorum yapmak daha sağlıklı diye söylerim. Turnuvanın başlamasına yaklaşık 15 dakika kaldı, artık net yorum yapabilirim. Gurubumuz zor. Hazırlık dönemimiz inişli çıkışlı ama vasatı aşamayan bir görüntüde geçti.  Takımımızı çok takip ettim diyemem ama hazırlık dönemini çok dikkate almak gerektiğini düşünmüyorum. Daha önceki yıllarda süper hazırlık dönemi geçirip ne hüsranlar yaşadığımızı biliyoruz. <strong>Önce kısaca milli takımımıza değinelim.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/08/Litvanya-Eurobasket-2011-31.08.2011-SporLog-2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8913" title="Litvanya Eurobasket 2011 31.08.2011 SporLog 2" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/08/Litvanya-Eurobasket-2011-31.08.2011-SporLog-2.jpg" alt="" width="521" height="261" /></a></p>
<p><strong>Eurobasket 2011&#8242;e hazırlık dönemnde sakatlıklar canımızı sıktı:</strong></p>
<p>Takımımız turnuvanın hemen başında önemli bir kayıp verdi. Dizinden sakatlanan <strong>Kerem Gönlüm </strong>uzun bir süre sahalardan uzak kalacak. Dolayısıyla ilk firemiz o oldu. Hazırlık kampı başlarında ne <strong>Semih ne Ömer </strong>oynar deniyordu. Ömer sapasağlam döndü. Semih&#8217;i de döndü zannediyorduk ama son dakikada omzu iyileşmediği için kadrodan çıkarıldı.</p>
<p><strong>12 Dev Adam&#8217;a en genç ve önemli takviye Enes Kanter:</strong></p>
<p>Milli takıma önemli takviyeler oldu bu yaz. Bu isimlerin başında<strong> 1993 doğumlu Enes Kanter </strong>geldi. Çok yetenekli olmasına rağmen iki sezona yakındır maç yapmıyordu Enes. Üzerindeki hamlığı atmaya çalıştı hazırlık döneminde. Yeteneği çok bariz ama zamana ihtiyacı vardı. Şampiyona çok zorlu ve bakalım Enes bu sürede ne kadar hazır olabilmiş göreceğiz. Bu durumuna rağmen ondan beklentiler büyük. İnşallah hepsinin altından başarıyla kalkacak.</p>
<p><strong>Emir Preldzic ve İzzet Türkyılmaz verimli işler başaracak:</strong></p>
<p>Diğer bir takviye ise Emir Preldzic. 2007&#8242;den beri Türkiye&#8217;de oynayan, Boşnak asıllı Sloven forvet. 206 cm boyunda ama pivot hariç her pozisyonda oynayabilir. Özel bir oyuncu. Alıştıysa eğer, çok faydalı olacaktır. Üçüncü ve zorunlu değişiklik ise Semih Erden&#8217;in yerine son dakikada dahil edilen İzzet Türkyılmaz. Şahsen Furkan Aldemir&#8217;in alınacağını düşünüyordum ama bu saatten sonra eleştirmek yersiz. Zaten aylardır takımı izleyen Orhun Ene. Her şeye rağmen kendisine güveniyorum.</p>
<p><strong>Tecrübeli kadro güven veriyor:</strong></p>
<p>Geri kalan kadromuz ise <strong>Hidayet Türkoğlu, Ersan İlyasova, Ömer Aşık, Ömer Onan, Sinan Güler, Cenk Akyol, Oğuz Savaş, Kerem Tunçeri ve Ender Arslan.</strong> Takım senelerdir birbiriyle oynayan bir takım. Alışkınlar. Savunmamız zaten oturmuş göründü de sorunumuz hücumdaydı. Doğru ve sert savunma kolay hücumu getirecektir diye düşünüyorum. Sert savunmaya karşı da takım oyunumuzu yine sahaya yansıtacağımızı düşünüyorum. Takımca mücadele edip başarmanın tadına varmış bir takıma sahibiz. Mücadelemizin üst seviyede olacağını düşünüyorum yine. Olması da lazım zaten. Gurubumuz zor.</p>
<p><strong>Gruptaki şansımız:</strong></p>
<p>İlk maçımız yaklaşık iki saat sonra <strong>Portekiz </strong>ile. Elemelerden geldiler. Dengimiz değiller ama oyun sahada oynanır tabii. Oyunu ciddiye alan takımımızın zorlanacağını düşünmüyorum. İkinci gün ise <strong>Büyük Britanya </strong>ile. Luol Deng takıma katıldı. Atletik bir takımlar. Kolay maç olmaz ama ben yine de kazanacağımızı düşünüyorum. 2 Eylül&#8217;de ise ilk ciddi sınavımızı vereceğiz. Ev sahibi <strong>Litvanya </strong>ile oynayacağız. O maç bizim turnuvada yapacaklarımız hakkında ipucu verecektir. Daha sonra kolu kanadı kırık Polonya karşısında bir antrenman var. En zor mücadele en son. 5 Eylül pazartesi akşamı <strong>İspanya </strong>ile oynayacağız. Günden güne yorum yapmak daha sağlıklı olacak. Bu yüzden maç günlerine saklayacağım yazılarımı. Dileğim İspanya ile gurup liderliği maçı oynamamız. Diğer tarafta da Sırbistan ve Fransa var güçleriyle bekliyor olacaklar. Takımımıza bol şans ve sakatlıktan uzak bir turnuva diliyorum. <strong>Olimpiyat yolu zorlu ama umarım alnımızın akıyla çıkarız.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/zorlu-olimpiyat-yolu-eurobasket-2011/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NBA Şampiyonu Dallas Mavericks ve Gecikmiş NBA Sezon Değerlendirmesi</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/gecikmis-nba-sezon-degerlendirmesi/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/gecikmis-nba-sezon-degerlendirmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Aug 2011 11:50:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Uyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[dallas mavericks]]></category>
		<category><![CDATA[Dirk Nowitzki]]></category>
		<category><![CDATA[nba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8813</guid>
		<description><![CDATA[  Çok uzun süre ara verdiğim yazılarıma kaldığım yerden devam ediyorum. 2010 yılını öylesine büyük başarıyla kapadık ki açıkçası devamında bir şey yazamadım diyebilirim. İşlerimin yoğunluğu da eklenince açıkçası burayı biraz aksattım. 2011 yılında basketbolla alakalı neler olduğuyla ilgili kısaca hatırlamak gerekirse, NBA&#8217;de Dallas Mavericks&#8216; in onur savaşı ve Türkiye&#8217;de finalde Fenerbahçe Ülker-Galatasaray derbi rekabetini söylemek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> <a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/08/NBA-2011-Champions-Dallas-Mavsv-SporLog-31.08.2011.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8907" title="NBA-2011-Champions-Dallas-Mavsv SporLog 31.08.2011" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/08/NBA-2011-Champions-Dallas-Mavsv-SporLog-31.08.2011.jpg" alt="" width="504" height="314" /></a></p>
<p>Çok uzun süre ara verdiğim yazılarıma kaldığım yerden devam ediyorum. 2010 yılını öylesine büyük başarıyla kapadık ki açıkçası devamında bir şey yazamadım diyebilirim. İşlerimin yoğunluğu da eklenince açıkçası burayı biraz aksattım. 2011 yılında basketbolla alakalı neler olduğuyla ilgili kısaca hatırlamak gerekirse,<strong> NBA&#8217;de Dallas Mavericks</strong>&#8216; in onur savaşı ve Türkiye&#8217;de finalde <strong>Fenerbahçe Ülker-Galatasaray </strong>derbi rekabetini söylemek mümkün. <strong>Biz NBA&#8217;e değinelim:</strong></p>
<p><strong>NBA 2006 yılı play-off&#8217;u Dallas için dönüm oldu:</strong></p>
<p>Önce biraz kasedi geri saralım ve 2006 yılına gidelim. Serinin 3. maçında <strong>Dallas </strong>ciddi farkla önde gidiyordu. Maçın bitimine ise bir periyottan biraz fazla vardı. <strong>Miami Heat</strong> artık neredeyse pes etmek üzereydi ki olmaz denilen oldu. Miami bir iki hareketle dirildi. Oyuncular dirildi, motive oldu ve o maçı son anda çevirerek önce evindeki tüm maçları kazandı. Seride 3-2 öne geçti ve daha sonra da saha dezavantajına rağmen seriyi 4-2 bitirdi.<strong> Heat </strong>Şampiyonluğu kazandı.</p>
<p><strong>Wade, Shaq </strong>ve hakkını yemememiz gereken<strong> Alonzo Mourning </strong>ciddi anlamda olumlu etkisi olan isimlerdi. Her kazanılan kupada iki hikaye vardır. Bunda da yenilen taraf adeta hüsrana uğramıştı. <strong><em>Dirk Nowitzki&#8217;nin o sezona dek devam eden müthiş yükselişi, 2006 sezonu sonunda kötü bir şekilde bitmişti.</em></strong> Mark Cuban, Avery Johnson, Dirk Nowitzki başta olmak üzere tüm takım yıkılmıştı.</p>
<p><strong>Nowitzki önderliğindeki Dallas 2007 sezonunda istikrarını korudu:</strong></p>
<p>Ertesi sezon yine istikrarlı şekilde geldiler. Playofflara 1. sıradan giriyorlardı. Karşılarında ise, Nowitzki&#8217;yi bu takıma kazandırmış eski dost Don Nelson ve 8. sıradan playoff son anda giren dengesiz takımı Golden State Warriors vardı. Don Nelson ne yaptı, nasıl yaptı bilemiyorum ama<em><strong> Golden State Warriors tarih yazarak playoff&#8217;un en güçlü şampiyonluk adayını, birinci sıradan giren Dallas&#8217;ı elemişti.</strong></em> Hüsran devam ediyordu. Bu sefer eleştiri dozu yükseliyordu. Özellikle de Avery Johnson bu tepkilerden payını en çok alan kişi oldu.</p>
<p><strong>İstikrar başarıyı getirmedi. 2008&#8242;den 2010&#8242;a kadar hayal kırıklığı devam etti:</strong></p>
<p>2008 yılında da hayal kırıklığı devam etti. Bu sefer de sezonun flaş takımı <em><strong>New Orleans&#8217;a 4-1 elenerek </strong></em>bir kez daha sezonu erken kapattılar. Bir sonraki sezonda ise belalısı San Antonio Spurs&#8217;ü 4-1 ile geçtikten sonra bu sefer olacak mı diye düşünülürken bir başka saman alevi takım olan Denver karşısında varlık gösteremediler. En azından faciaların üstüne bir tur geçmişlerdi. Olumlu düşünmek gerekirse, bu iyi bir adım sayılabilirdi. Bu sonuçlar, müthiş bir çalışma azmine sahip olan Dirk Nowitzki&#8217;yi asla tatmin edecek sonuçlar değildi. <em><strong>2010 yılı playofflarında da durum karanlıktı. </strong></em>San Antonio bu sefer, bir önceki senenin mağlubiyetinin acısını çıkardı. Kötü gidiş o kadar artık alışılagelmiş bir durum oldu ki, kimse artık başarısızlığa tepki vermez oldu. 2011 sezonunda, yine iyi bir performansla gösterip, mücadele ederek normal sezonu bitirdiler.</p>
<p><strong>2011 normal sezonunu iyi bitiren Dallas play-off&#8217;lara tedirgin başladı:</strong></p>
<p>Hikayenin bu kısmı, başka bir bölüm. Yeni paragrafa geçecek kadar önemli, vurgulanması gerekli. İlk turda rakipleri<strong> Portland Trail Blazers </strong>oldu. Herhalde NBA&#8217;de bu kadar bahtsız bir takım daha yoktur. 1984 draftlarında ikinci sıradan seçme hakkı ellerindeyken ne <strong>Michael Jordan ne de Hakeem Olajuwon</strong>&#8216;u seçtiler. Tarihi belki de farklı yazılacaktı eğer MJ&#8217;i seçselerdi. Makus talihleri onları yine bırakmadı. Bu sefer ilk sıradan seçtikleri dev pivot Greg Oden ilk iki senesini tamamen sakat olarak geçirdi. Daha da düzeleceği yok herhalde. Buna rağmen iyi bir takımı olan, bir süper yıldız adayına sahip Blazers&#8217;ın şanssızlıkları sürmeye devam etti. Brandon Roy tüm sezonu sakatlıklarla mücadele ederek geçirdi. Önemli süre oynamadı. Bunun avantajını az daha değerlendiremiyorlardı. 2-0 öne geçtikten sonra, Portland&#8217;da seri 2-2 eşitlenince, sanıyorum tekrar başarısız mı olacağız diye belki de kafalarından geçmiştir. Korkulan olmadı ve Dallas 4-2 geçerek asıl sınava geldi.</p>
<p><strong>Play-off 2. turunda rakip son şampiyon Los Angeles Lakers:</strong></p>
<p>Son üç senenin finalisti, iki defa şampiyonu Lakers geldi. Los Angeles Lakers&#8217;a karşı ilk maçı kontrol ederek kazandılar. İkinci maçta ise geçmiş yılların aksine adeta karakter ortaya koydular. Lakers&#8217;ın kötü olması bir yana, Dallas’ın da ikramı kaçırmaması sonucu 2-0 oldu. Uzun yıllardır kolay kolay bileği bükülmeyen son üç senenin finalistinin geri geleceği düşünülüyordu. Deplasmanda alınacak bir galibiyet işlerin tersine dönmesini sağlayabilirdi. Nitekim Lakers üçüncü maçta oldukça zorlamasına rağmen Dallas yine kazanmasını bildi ve seriyi 3-0 yaparak, Lakers’ı pes ettirdi. O mağlubiyetle birlikte  Lakers’ı bir arada tutan etki kayboldu, son maçta seriyi çeviremeyeceğini düşünen<em><strong> Lakers, son derece formda ve moralli Dallas’tan fark yiyerek elendi ve sezonu kapadı. Bir takım rahatsızlıkları olduğu söylenen Phil Jackson da Lakers kariyerine son verdi.</strong></em></p>
<p><strong>Dallas, Final serisinde ev sahibi avantajını terse çevirerek tarih yazdı:</strong></p>
<p>Yazımın başında bahsettiğim olay, 2006 NBA finalinin rövanşı 2011 yılında oldu. Takip edenler bilirler, final serisinde saha avantajına sahip takımın sahasında ilk iki maç oynanır, ardından gelen üç maç ise dezavantajlı olan takımın sahasındadır. Aslında bu uygulama, gayet ortada ve başa baş yapıyor serileri bence. Nitekim <em><strong>ev sahipliği kuralı pek işlemedi final serisinde. </strong></em>Dallas ilk olarak iki maçtan birini kazandı. Seri Texas&#8217;a eşit geldi ve 5. maça yine eşit girildi.</p>
<p><strong>İstatistikler yanılmadı, Miami önünde 5. maçı Dallas kazandı:</strong></p>
<p>İstatistik delisi <em><strong>Amerikalılar, 5. maçı kazanan takımın seriyi kazanma olasılığını da hesapladıklarından 5. maç en kritik maç olarak görülür hep.</strong></em> Rakamlar haklı çıktı. Dallas evindeki maçı, serinin beşinci maçını kazanarak öne geçti. 3-2 öne geçen takımların yüksek yüzdeli kısmı hep turları atladılar. Miami 2006&#8242;da seriyi 4-2 kazanmıştı. Son yıllardaki örneklere bakmak mümkün. 2011 finali de öyle oldu. Dallas, deplasmanda kazandı. Son beş yıl playofflarında yıkım üzerine yıkım yaşamış <em><strong>Dirk Nowitzki, hırs, istek ve azmin en iyi örneklerinden birini sundu.</strong></em> Her zor koşulda takımını ateşleyen Alman lider, bu sefer hedefine ulaştı.<strong> Mark Cuban</strong>, yıllardır uğraştığı noktaya varmanın sevincini yaşıyordu. Herkes sevinçliydi ama Nowitzki bambaşka duygular içindeydi herhalde. Televizyonda gördüğümüz kadarıyla kimseyle konuşmadan ilk iş soyunma odasının yolunu tuttu. Hakim olamadığı göz yaşlarını içeride tek başına dökmeyi tercih etti. Bence, sonuna kadar hakkedilmiş bir şampiyonluk aldı Alman süper yıldız.</p>
<p><strong>2001 NBA Şampiyonluğunu getiren en büyük etken Mark Cuban:</strong></p>
<p>Ben, özellikle bu yazımda sayılara boğulmak yerine geniş açıdan bakmaya çalıştım. Bu takım hep iddialı oldu. Bu sene farklı olan neydi? Sanırım bunu bir kaç nedene bağlayabiliriz. <strong>Birincisi</strong>, nispeten sakin bir <strong>Mark Cuban</strong>. Ona buna sataşmaktan vazgeçti herhalde. Bunda da yine Nowitzki&#8217;nin saygın duruşunun çok payı vardır sanıyorum. <strong>İkinci neden </strong>ise<strong> Rick Carlisle.</strong> Bence bu en önemli neden. Sabırsız bir takım sahibinin yönetiminde bir takıma geldi, ilk sene yine hüsran yaşadı. Yılmadı. Tecrübeli bir coach olarak her sene doğru adımları attı. Sadece normal sezonda favori olan takımı yavaş yavaş hedefe taşıdı. <strong>Üçüncü neden</strong> olarak, <strong>Dirk Nowitzki</strong>&#8216;den bahsetmemek olmaz ama onun hakkında çok fazla söylenecek bir şey yok. Kusursuz bir süper yıldız. Her yıl daha da olgunlaştı. Zor anlarda her zaman olduğu gibi daha da büyüdü.</p>
<p><strong>Şampiyonluktaki son ve en önemli etken TAKIM OLMAK:</strong></p>
<p>Geçmiş yıllara göre daha <strong>derin ve tecrübeli bir kadro.</strong> Nerede ne yapacağını iyi bilen, aynı Boston Celtics üçlüsü gibi paylaşımcı oyuncular. Kadroda eskisi gibi parlamasa da hedefe nokta atış yaptıracak oyuncular vardı. 38 yaşındaki dahi oyun kurucu<strong> Jason Kidd</strong>, gözü kapalı üç sayı bulabilecek kadar şutör olan <strong>Stojakovic</strong>, pis işlerin adamı <strong>Shawn Marion</strong>. Pota altında kalın ve uzun iki adam olan<strong> Tyson Chandler</strong> atletizmiyle, <strong>Brendan Haywood</strong> kalınlığıyla, çılgın Porto Riko&#8217;lu guard <strong>Jose Juan Barea</strong>, çılgınlıkta ondan aşağı kalmayan<strong> Jason Terry </strong>ve sağlıklı olduğunda çok verimli oyuncu olan eski all star forvet <strong>Caron Butler</strong>. Bu kadro, iyi bir lider ve tecrübeli bir antrenörle birleşince ortaya büyük bir sinerji çıktı ve tüm rakiplerini alt ederek şampiyonluğa uzandılar. Burada doğru kadro yapısının şampiyonluk için ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Nitekim finaldeki rakipleri, üç süper yıldızın etrafına toplanmış vasat bir takım. Bir iki ismin dışında yıldızlara destek olabilecek hiç bir ismin bulunmaması bu sonuca sebep oldu.</p>
<p><strong>NBA Lokavt öncesi harika bir başarıu hikayesine tanık olduk:</strong></p>
<p>Sonuçta, bence hakkeden kazandı. Nowitzki bu mutlu sonu çoktan hakketmişti. Antrenörlük kariyerinde iyi takımlar kuran ama bir türlü o takımlarla hedefe gidemeyen Rick Carlisle zaten beğendiğim bir coachtu. Başarılı olmasına şahsen sevindim. Bu yazıyla birlikte NBA yazılarına bir süre ara vereceğim gibi duruyor.  Gelecek sezon NBA&#8217;in olup olmayacağı meçhul. Genel kanı ise olumsuz. Yaz ayları yeterince hızlı geçiyor ama kasım ayı gelince NBA başlamazsa eksikliğini oldukça hissedeceğiz. Şahsen, oyuncular sendikasının şımarıklığı olarak nitelendirsem de, iki tarafın da karşılıklı olumlu adımlar atmasını ve lokavtın kısa sürede bitmesini dilemekten başka bir şey gelmiyor elimizden.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/gecikmis-nba-sezon-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bütün Engelleri Aşarak Avrupa Şampiyonu!</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/butun-engelleri-asarak-avrupa-sampiyonu/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/butun-engelleri-asarak-avrupa-sampiyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Apr 2011 11:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akın Parlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Andre Vergauwen Kupası final maçı]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa şampiyonu beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş-köln 99ers]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8677</guid>
		<description><![CDATA[Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Andre Vergauwen Kupası final maçında Almanya temsilcisi Köln 99ers'i 71-62 yenerek, Avrupa şampiyonu oldu. 

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/04/bjk-tekerlekli-sandalye-basketbol-takımı-kupa.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8678" title="bjk tekerlekli sandalye basketbol takımı kupa" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/04/bjk-tekerlekli-sandalye-basketbol-takımı-kupa.jpg" alt="" width="515" height="342" /></a></strong></p>
<p><strong>Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, Andre Vergauwen Kupası final maçında Almanya temsilcisi Köln 99ers&#8217;i 71-62 yenerek, Avrupa şampiyonu oldu. </strong></p>
<p>Siyah-beyazlı kulübün ev sahipliğinde İstanbul&#8217;da gerçekleştirilen organizasyonun BJK Cola Turka Arena&#8217;da yapılan final maçında Beşiktaş, Köln 99&#8242;ers karşısında müsabakanın ilk yarısını 34-30 geride kapatmasına rağmen, ikinci yarısındaki etkili oyunuyla şampiyonluğa ulaştı.</p>
<p>Bu sonuçla birlikte kupayı kazanan Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı, kulüp tarihinin ilk Avrupa Kupası’nı da müzeye kazandırmış oldu. Emeği geçen herkesin ellerine, yüreklerine sağlık!</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/butun-engelleri-asarak-avrupa-sampiyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ümitliyim: Lise Altyapılarımız Dünyada İsmini Duyuruyor</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/umitliyim-lise-altyapilarimiz-dunyada-ismini-duyuruyor/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/umitliyim-lise-altyapilarimiz-dunyada-ismini-duyuruyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 20:41:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aylin Engin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Altyyapı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Koleji]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Liselerarası Basketbol Şampiyonası]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe Lisesi Kız Basketbol Takımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8669</guid>
		<description><![CDATA[2009 yılında ülkemizde yapılan Dünya Liselerarası Basketbol Şampiyonası’nda Doğa Koleji’nin birinci olmasıyla, bu sene Çin’de yapılan şampiyonaya doğrudan katılma hakkı kazanan ülkemizi Fenerbahçe Lisesi Kız Basketbol Takımı temsil ediyor. 23 Nisan’da Çin’de başlayan turnuva 1 Mayıs’a kadar devam edecek. İlk maçta Çin’e 1 sayıyla kaybeden takımımız, dün Macaristan ve İsrail’i yenerek 3 maçta 2 galibiyet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/04/Fenerbahçe-Kız-Basketbol-Lisesi-II-SporLog-24042011.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8671" title="Fenerbahçe Kız Basketbol Lisesi II SporLog 24042011" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/04/Fenerbahçe-Kız-Basketbol-Lisesi-II-SporLog-24042011.jpg" alt="" width="512" height="315" /></a></p>
<p>2009 yılında ülkemizde yapılan <strong>Dünya Liselerarası Basketbol Şampiyonası’nda Doğa Koleji’nin birinci olmasıyla</strong>, bu sene Çin’de yapılan şampiyonaya doğrudan katılma hakkı kazanan ülkemizi <strong>Fenerbahçe Lisesi Kız Basketbol Takımı</strong> temsil ediyor.</p>
<p><strong> 23 Nisan’da Çin’de başlayan turnuva</strong> 1 Mayıs’a kadar devam edecek. İlk maçta Çin’e 1 sayıyla kaybeden takımımız, dün Macaristan ve İsrail’i yenerek 3 maçta 2 galibiyet aldı. <strong>A Grubu’nda yer alan Türkiye</strong>, bu akşam Bulgaristan ile oynuyor: <a href="http://www.isfsports.org/sports/images/public/events2011/Basketball/Results%20Girls%20Group%20A.pdf"></a></p>
<p><a href="http://www.isfsports.org/sports/images/public/events2011/Basketball/Results%20Girls%20Group%20A.pdf">http://www.isfsports.org/sports/images/public/events2011/Basketball/Results%20Girls%20Group%20A.pdf</a></p>
<p>Bu haber vesilesiyle altyapıdan yetişen sporcuların <strong>Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.</strong> Geçtiğimiz hafta yapılan<strong> 2. Uluslararası Kuşadası Kupası</strong>&#8216;nda da gördük ki, futbolda da başarılı bir nesil yetişiyor. Altyapıdan sporcular yetiştikçe, gençlerin spora olan ilgisi arttıkça, Türkiye’de gerçek anlamda bir spor kültürünün oluşacağına inanıyorum.</p>
<p>(Bu arada 23 Nisan’da Yeditepe Üniversitesi’nde yapılan Minikler Basketbol Maçı’nı izledim. Bu kadar çekişmeli geçeceğini tahmin etmiyordum açıkçası. Maç 74-75 bitti ama kazanan basketbol oldu… Tekrarını bulursanız izleyin ! Gelecekte bu isimleri çok duyacağız gibi görünüyor.)</p>
<p>Sonuç olarak bu haftasonu güzel ve sporla dolu iki gün geçirdim ve kendimi iyi hissettim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/umitliyim-lise-altyapilarimiz-dunyada-ismini-duyuruyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ULEB Euroleague&#8217;de Hayal Kırıklığı</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/uleb-euroleaguede-hayal-kirikligi/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/uleb-euroleaguede-hayal-kirikligi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 12:37:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Uyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8507</guid>
		<description><![CDATA[TOP16'dan maalesef çıkamadık. Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen harika başladıkları turu çok kötü bitirerek elendiler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-8514 aligncenter" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/03/ULEB_Euroleague_logo.jpg" alt="" width="240" height="240" /></p>
<p style="text-align: left;">Bu sene başında çok umutlu başladığım yazımın üçüncü bölümü. <strong>TOP16&#8242;</strong>dan maalesef çıkamadık. <strong>Fenerbahçe Ülker</strong> ve <strong>Efes Pilsen </strong>harika başladıkları turu çok kötü bitirerek elendiler. Takımlarımızın analizini yapmadan önce mütevazı bütçesiyle önemli başarılar yakalayan kulübümü tebrik ediyorum.</p>
<p><strong>Fenerbahçe Ülker</strong>, ilk maçta deplasmanda <strong>Olympiakos&#8217;</strong>u yendi. Hem de büyük farkla. Haklı olarak o maçtan sonra Final 4 adaylığını geçtik, kupayı konuşmaya başladık. Daha sonra evde gelen zaferler ile dedik ki bu iş neredeyse tamam.<strong> Valencia </strong>ve <strong>Zalgiris</strong> galibiyetinin ardından bir sayıyla Zalgiris deplasmanında ilk mağlubiyet geldi. Sanki bir mağlup olmayı bekliyormuş gibi, kendi evinde Olympiakos&#8217;a, hem de <strong>15 sayı </strong>farkla kaybedince, liderlikten oldu. Guruptan çıkma şansını da zora soktu. Son maçta da Pesiç yönetiminde ritmini bulan Valencia önünde son dakikaya kadar direndi ama iki üçlüğe teslim oldu. Mucizeye imza attı ve elendi Fenerbahçe Ülker. Açıkçası inanılmaz bir süreç oldu. Ne oldu da bir farkla kaybedilen Zalgiris maçıyla takım bir anda çöktü ve elendi inanılması güç. Tabii talihsiz sakatlıklar da oldu ama ne zamandır Engin ve Vidmar yoktu. Mirsad talihsiz bir sakatlık yaşadı ama Fenerbahçe için artık bu bütçeyle bunların bahane olmaması lazım. Hele de üç maçı da kazanıp lider olmuşken. Sonuç itibariyle kötü bir kapanış oldu. Final 4 derken çeyrek finali bile göremedi.</p>
<p>Gelelim diğer temsilcimize. Gidişat neredeyse aynı. Güç bela da olsa Siena galibiyeti ile başlayan<strong> Efes Pilsen</strong>, zor deplasman <strong>Partizan</strong>&#8216;dan da galibiyetle çıkmayı başardı. Real Madrid ile deplasmanda hayati bir maça çıktı. Son saniyelerine 79 76 önde girdiği maçı maalesef hediye etti. Uzatmaya giden maçta, Real Madrid&#8217;e son topla kaybetti. 88 86 gerideyken Kerem Tunçeri içeri girdi fakat bu sefer iyi savunmayla karşılaşınca topu dışarı çıkardı ve Efes adına top kaybı oldu. Bu mağlubiyetle bir anda çözüldü Efes Pilsen. Bir sonraki maçta evinde Real Madrid&#8217;den fark yiyen, deplasmanda Siena&#8217;ya direnemeyen Efes guruptan çıkma şansını heba etti. Hiç bir önemi kalmayan maçta Partizan&#8217;a da boyun eğdi ve dört maç üst üste yenilerek Euroleague&#8217;e <strong>veda etti</strong>.</p>
<p>Takımlarımızın maceraları ve süreçleri benzer sayılabilir ama Efes Pilsen&#8217;in sorunları çok derin bence. Efes Pilsen&#8217;in başarısızlığının nedenleri ayrı bir yazı konusu ama bu kadar çok para harcayıp da senelerdir Final 4&#8242;a yaklaşamamak pek anlaşılır gibi değil. Umarım gelecek senelerde daha başarılı olabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/uleb-euroleaguede-hayal-kirikligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beko All Star 2011&#8242;in Ardından&#8230;</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/beko-all-star-2011in-ardindan/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/beko-all-star-2011in-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 21:23:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akın Parlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[beko all star 2011]]></category>
		<category><![CDATA[mvp]]></category>
		<category><![CDATA[smaç yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[türk karması]]></category>
		<category><![CDATA[üç sayı yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı karması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8379</guid>
		<description><![CDATA[Beko All Star 2011’in galibi, geçtiğimiz sezonki gibi yine Türk Karması oldu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/02/mvp-birkan-batuk.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8381" title="mvp birkan batuk" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/02/mvp-birkan-batuk.jpg" alt="" width="432" height="240" /></a></p>
<p>Beko Basketbol Ligi’nin yıldızlarının şovunda <strong>Beko All Star 2011</strong>’in galibi, geçtiğimiz sezonki gibi yine <strong>Türk Karması</strong> oldu. İlk periyot 34-24, devre de 59-57 Yabancılar Karması’nın üstünlüğüyle tamamlandı. İkinci yarıda son çeyreğe de yabancılar 95-89 önde girdi, fakat sürpriz bir şekilde Hakem Fatih Söylemezoğlu’nun attığı turnike sonrasında Türkler hanesine yazdırdığı 3 sayı ile fark kapanırken savunmadaki doz da arttı. Son dakikaları daha iyi oynayan Türk Karması, Holtson’ın uzun mesafeli üçlüğü basketle sonuçlanmayınca 128-127 ile salondan galip ayrılmayı başardı.</p>
<p>Karşılaşma sonunda en değerli oyuncu <strong>(MVP) ödülünü Pınar Karşıyaka’nın genç yıldızı Birkan Batuk aldı.</strong> Batuk mücadeleyi 26 sayı, 6 ribaunt, 4 asist, 3 top çalma ile tamamladı.</p>
<p><strong>Ömer Onan</strong> ise 3 sayı yarışmasına damgasını vuran isim oldu. Onan, ilk turda 16 finalde de 14 puan toplayarak şampiyon oldu.</p>
<p>Galatasaray Cafe Crown forması giyen <strong>Haluk Yıldırım</strong>’a All Star karşılaşmasının öncesinde ‘Yıldızların Yıldızı’ ödülü verildi. 10. kez All Star seçilen 39 yaşındaki  basketbolcuya yapılan bu jest herkes tarafından takdir gördü.</p>
<p>Bornova Belediyesi’nde forma giyen <strong>Tyler David Smith</strong>, Beko All Star 2011’de smaç yarışmasının galibi oldu. Ayrıca Smith, smaçlarıyla 10 bin TL’lik ödülün de sahibi oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/beko-all-star-2011in-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eurobasket 2011 Litvanya</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/eurobasket-2011-litvanya/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/eurobasket-2011-litvanya/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2011 10:47:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Uyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8350</guid>
		<description><![CDATA[Herhalde daha uzun yıllar bahsedebileceğimiz bir 2010 macerasından sonra, Dünya 2.si apoletiyle 2011&#8216;de Litvanya&#8216;ya gideeeğiz. Asıl soru burada ne yapabileceğimiz? Kendi seyircimiz önünde gerçekten iyi bir performans ile finalist olmayı başardık. Buraya gelirken Yunanistan, Fransa, Slovenya, Sırbistan&#8216;ı yendik. Avrupa&#8217;da yenemeyeceğimiz takım olmadığını gösterdik. 2009&#8216;da Polonya&#8216;da düzenlenen şampiyonada hem şampiyon İspanya hem de finalist Sırbistan&#8216;ı yenerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/02/EuroBasket_2011_logo.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8351" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/02/EuroBasket_2011_logo.jpg" alt="" width="281" height="409" /></a></p>
<p>Herhalde daha uzun yıllar bahsedebileceğimiz bir 2010 macerasından sonra, <strong>Dünya 2.si </strong>apoletiyle <strong>2011</strong>&#8216;de <strong>Litvanya</strong>&#8216;ya gideeeğiz. Asıl soru burada ne yapabileceğimiz? Kendi seyircimiz önünde gerçekten iyi bir performans ile finalist olmayı başardık. Buraya gelirken <strong>Yunanistan, Fransa, Slovenya, Sırbistan</strong>&#8216;ı yendik. Avrupa&#8217;da yenemeyeceğimiz takım olmadığını gösterdik. <strong>2009</strong>&#8216;da <strong>Polonya</strong>&#8216;da düzenlenen şampiyonada hem şampiyon <strong>İspanya</strong> hem de finalist <strong>Sırbistan</strong>&#8216;ı yenerek takım oyunu oynadığımızda kapasitemizin ne kadar üst düzeye çıkabildiğini gördük.</p>
<p>Bu kısa girişten sonra gelelim konumuza. Artık tarihi başarı geçmişte kaldı. Önümüzde <strong>2012 Londra</strong> Olimpiyatları hedefiyle çıkacağımız <strong>2011 Litvanya Avrupa Basketbol Şampiyonası </strong>var. <strong>30 Ocak Pazar</strong> akşamı çekilen kuraya göre guruplar şu şekilde oluştu. Gurupları söylemeden önce yapılan değişikliklerden bahsedelim önce. <strong>16 takım</strong> ile oynanan şampiyona artık <strong>24 takım</strong> ile oynanacak. 6&#8242;şar takımlı 4 gurup var. Gurubunda<strong> ilk üç</strong> sırayı alan takımlar yan guruptan gelecek diğer üç takım ile birleşerek altı takımlı yeni bir gurup oluşturacak. İkinci turdaki iki guruptan çıkan <strong>ilk dört takım</strong>, çapraz eşleşmeyle çeyrek final oynayacak. Daha sonra da eleme usulü giderek hem madalya hem de olimpiyat için mücadele verecek. <strong>Panezevys</strong> kentinde maçlarını oynayacak <strong>A Gurubu</strong>; <strong>İspanya, TÜRKİYE, Litvanya, Britanya, Polonya</strong> ve elemelerden ikinci olarak gelecek takım şeklinde oluştu. Elemelerden gelecek üç aday var. <strong>Finlandiya, Macaristan ve Portekiz</strong>. Üç takımın da tatile geleceğini söylemek bence yanlış olmaz. Kadrolar ortaya çıkmadan bir şey söylemek pek mantıklı değil ama <strong>2009 şampiyonu İspanya</strong>, <strong>2010 finalisti Türkiye</strong>, tam kadro olması çok muhtemel <strong>dünya 3.sü, ev sahibi Litvanya </strong>ile kadrosuna <strong>Ben Gordon</strong> ve <strong>Luol Deng </strong>takviyesi yapması beklenen<strong> İngiltere</strong> ve yeni yeni Avrupa basketboluna çıkan <strong>Polonya</strong> var. Tahminim bu gurupta ilk üç takım bellidir. Sadece sıralama yapamıyorum. 2010&#8242;da gösterdiğimiz mücadele ve iyi oyunu tekrar edersek, liderliğin en kuvvetli adayı biziz.<strong> Siauliai </strong>kentinde oynanacak<strong> B gurubu</strong> ve takımları da <strong>Sırbistan, Fransa, Almanya, İtalya, Letonya ve İsrail </strong>şeklinde oluştu. Gerçekten çok güzel mücadeleler izleyebileceğimiz bir gurup olduğunu düşünüyorum. Olimpiyatlara katılabilmek için bütün takımların tam kadro geleceğini tahmin ediyorum. Sakatlık olmadığı takdirde özellikle yıllardır Avrupa basketbolunda göz önüne çıkamayan <strong>İtalya</strong>, <strong>Andrea Bargnani, Danilo Gallinari ve Marco Bellinelli </strong>gibi yıldızlarıyla gelip çıkış yakalamak isteyecektir. Kadrolar belli olunca yorum yapacağız zaten. Daha sağlıklısı da o şekilde olur. <strong>Alytus</strong> kentindeki <strong>C gurubu </strong>şöyle; Yunanistan ve eski Yugoslavya temsilcileri şeklinde. <strong>Yunanistan, Hırvatistan, Karadağ, Makedonya, Bosna Hersek</strong> ve elemelerde birinci olarak gelecek takım.<strong> Klaipeda</strong> kentinde oynayayacak <strong>D gurubu </strong>ise <strong>Slovenya, Rusya, Bulgaristan, Ukrayna, Belçika ve Gürcistan</strong>. Burada çetin bir <strong>üçüncülük </strong>mücadelesi olacağı kesin gibi.</p>
<p>Burada aklıma takılan bir soru var. Ben mi acaba çok kuruntu yapıyorum bilinmez. Yunanistan&#8217;a kıyak mı geçiliyor? Yoksa bana mı öyle geliyor bilemedim. Turnuvanın pek çok favorisinden uzak bir şekilde <strong>çeyrek final yolu </strong>açılmak istenmiş gibi geldi bana. Gerçekten bu kuraların <strong>dürüstlüğüne</strong> pek inanasım gelmedi. Neyse, biz turnuvanın kalan kısmıyla ilgili bilgi verelim. Sahada mücadele ettikten sonra biz herkesi yenebilecek güce sahibiz. Bakalım ev sahibi olma rüzgarının dışında deplasmandaki bir turnuvada da gerçekten madalya alabilecek bir takım mıyız, bunun kanıtı açısından bence 2011 çok önemli. Diğer büyük önemi de olimpiyatlar tabii. Daha takım olarak hiç yer alamadığımız <strong>tek ve en önemli </strong>spor organizasyonu. Çeyrek final eşleşmeleri yine çapraz olacağından gurup sıralaması önemli. Aslında önemli diyoruz da ikinci gurupla birlikte önemsiz maç kalmıyor zaten. Turnuvadaki diğer bir sorun bence sıkışık takvimi. <strong>31 Ağustos</strong>&#8216;ta başlayan turnuva, <strong>1,2,3,4,5 Eylül</strong>&#8216;de devam ediyor. Daha sonra <strong>7-8-9-10-11-12 Eylül</strong>&#8216;de ikinci tur maçları. İlk guruptan puanlar taşınıyor ve ikinci gurupta sadece üç maç yapıyor takımlar. Diğer guruptan gelecek takımlarla oynuyorlar. Bu yüzden birer gün arayla oynama fırsatı buluyorlar. İlerleyen aylarda turnuvayla ilgili yine değerlendirmelerde bulunacağız. Umarım 2010 yılı kadar başarılı bir 2011 olur milli takımımız için.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/eurobasket-2011-litvanya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Takımlarının Avrupa Basketbol Kupaları Raporu</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/avrupa-kupalari-raporu/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/avrupa-kupalari-raporu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Jan 2011 14:05:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Uyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen]]></category>
		<category><![CDATA[euroleague]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe ülker]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[uleb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8300</guid>
		<description><![CDATA[2010&#8242;daki başarıyla birlikte takip eden sezonda milli başarının ligimize ve takımlarımıza nasıl yansıyacağı merak edilen bir konuydu. Avrupa kupalarıyla ilgili bir rapor daha önce yazmıştım. İyi başladığımızdan bahsetmiştim. İkinci raporda eksilen takımlarımız var. FIBA EuroChallenge kupasında Türk Telekom, ULEB Eurocup&#8216;da ise Banvit ve Beşiktaş elendi. Devam eden takımlarımıza sırasıyla bakalım. Aslında Euroleague için arayı çok açmadan analizleri yaptık. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/Euroleague-Uleb-Fenerbahçe-Efes-Pilsen-Karşıyaka.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8340" title="Euroleague Uleb Fenerbahçe Efes Pilsen Karşıyaka" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/Euroleague-Uleb-Fenerbahçe-Efes-Pilsen-Karşıyaka.jpg" alt="" width="504" height="375" /></a></p>
<p>2010&#8242;daki başarıyla birlikte takip eden sezonda milli başarının ligimize ve takımlarımıza nasıl yansıyacağı merak edilen bir konuydu. Avrupa kupalarıyla ilgili bir rapor daha önce yazmıştım. İyi başladığımızdan bahsetmiştim. İkinci raporda eksilen takımlarımız var.<strong> </strong><strong>FIBA EuroChallenge</strong> kupasında<strong> </strong><strong>Türk Telekom</strong>, <strong>ULEB Eurocup</strong>&#8216;da ise <strong>Banvit </strong>ve <strong>Beşiktaş</strong> elendi. Devam eden takımlarımıza sırasıyla bakalım. Aslında Euroleague için arayı çok açmadan analizleri yaptık. Takımlarımız <strong>Efes Pilsen</strong> ve<strong>Fenerbahçe Ülker</strong> <strong>TOP16</strong>&#8216;ya fırtına gibi başladı.</p>
<p><strong><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/basketbol-eurolig.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/basketbol-eurolig.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Fenerbahçe&#8217;</strong>nin, en büyük favorilerden <strong>Olympiakos</strong> karşısında oynadığı oyun, yaptığı savunma, gösterdiği mücadeleyle alkışlanması gereken bir gece yaşattı.<strong> </strong><strong>84 &#8211; 70</strong> kazanırken rakibini de sürekli kontrol altında tutmayı başardı.  Dün akşam da evinde oynadığı mücadelede <strong>Power Electronics Valencia</strong>&#8216;yı <strong>Emir Preldzic</strong>&#8216;in <strong>savunmada yaptığı gövde gösterisiyle</strong>kazanmayı bildi. <strong>75-73</strong> biten maçta, son saniyelerde hücum kullandırmayarak yine savunmada ne kadar sert oynayabileceğini gösterdi. Diğer takımımız <strong>Efes Pilsen</strong> ise, son saniyede gelen<strong> </strong><strong>Siena</strong> galibiyetinin ardından zorlu bir deplasmana çıktı. Hiç deplasman galibiyeti olmayan Efes, <strong>Partizan</strong>&#8216;ın evinden galibiyeti söktü aldı. Farklı önde götürdüğü maçı yine zora soktu aynı Siena maçında yaptığı gibi. Burada değinmek istediğim bir konu var. O da <strong>Igor Rakocevic</strong>. Bu kadar bencil, bencilliğiyle de takıma zarar veren bir oyuncu görmedim. Neyse ki diğer oyuncular onun tüm eksiklerini kapatıyor. Kendisi atmaktan başka bir şey düşünmeyen Rakocevic de bu şekilde maçların kahramanı oluyor. Partizan maçında son dakikalarda yedi sayı ile önde olduğumuz ve bomboş hızlı hücumla farkı dokuza çıkaracağımız hücumda topu ısrarla kendi kullanarak kaybetmesi şahsen beni çileden çıkardı. Devamında üç sayı bulan Partizan farkı dört sayıya indirdi ama neyse ki basit hatalar yaptı ve <strong>kazanan Efes Pilsen </strong>oldu. Umarım Efes&#8217;in başına daha büyük sorunlar açmaz Rakocevic.</p>
<p><strong><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/basketbol-eurocup.png"><img class="alignleft" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/basketbol-eurocup.png" alt="" width="120" height="147" /></a>Eurocup</strong> temsilcimiz <strong>Galatasaray Cafe Crown</strong> ilk turu lider geçtikten sonra. <strong>Pepsi Caserta</strong> deplasmanında adeta aldığı maçı verdi. Aynı gün maçımız olması sebebiyle izleyemedim ama Tutku&#8217;nun son anda iki serbest atışı kaçırmasıyla uzatmaya giden maçı vermişler. İkinci maçında <strong>Estudiantes</strong> karşısında telafi eder diye düşündük ama evinde kaybederek umutlarını neredeyse yitirdi. Kalan maçlarda bu skorları telafi etmesini bekliyoruz.</p>
<p><strong>FIBA EuroChallenge</strong> Kupasında ise <strong>Pınar Karşıyaka</strong> yoluna tam gaz devam ediyor. İlk turdan çıkmayı dört maçta garantileyen, beşinci maçta da liderliğini garantiye alan <strong>KafKaf</strong>, <strong>Furkan</strong>’sız oynadığı <strong>TOP16 </strong>maçlarına da fırtına gibi girdi. Belçika deplasmanında <strong>Antwerp</strong>’i uzatmada 89-82 yenerek guruba başlayan <strong>yeşil</strong><strong> </strong><strong>kırmızılı</strong> temsilcimiz ikinci maçında kupanın en güçlü takımlarından, Yugoslav ekolünün önemli temsilcilerinden<strong> Slovenya</strong> ekibi <strong>KRKA Novo Mesto</strong> ile oynadı.</p>
<p><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/basketbol-FIBA.jpg"><img class="alignleft" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/basketbol-FIBA-300x146.jpg" alt="" width="180" height="88" /></a>Müthiş bir konsantrasyon ile oynadığı maçı domine eden <strong>Karşıyaka</strong>, maçı farklı kazandı. <strong>94-74 </strong>Bu sonuç, hem olası rakiplerimize mesaj vermesi, hem de Karşıyaka Arena’dan galip çıkmanın çok zor olduğunun göstergesi olması bakımından çok güzeldi. Önümüzdeki iki maçını da Arena’da <strong>1 Şubat ve 15 şubat Salı</strong> akşamı evinde oynayacak olan <strong>Kaf Sin Kaf</strong>, evinde kalan maçları da kazanması halinde gurubundan lider çıkarak kupada çeyrek finalist olacak. Guruptan lider çıkmanın avantajı çeyrek finalde üç maç üzerinden oynanacak seride ev sahibi avantajına sahip olmak. Uzun süredir sakatlığı devam eden genç oyuncumuz <strong>Furkan Aldemir</strong> de bir aksilik olmazsa Mart ayında tekrar oynamaya başlayacak.</p>
<p>Basketboldaki bu güzel gidişat umuyorum sonuna kadar devam eder. Kupalarda final ve son dört takım arasına kalmak da önemli bir başarıdır. <strong>Efes Pilsen</strong> ile <strong>Fenerbahçe</strong> guruplarında birinci ve ikinci bitirdiği takdirde birbirleriyle eşleşiyor. Bu bir takımımızın kesinlikle elenmesi demektir. Şahsen böyle bir eşleşme isteyeceğim bir eşleşme değil. Bakalım guruplarda neler olacak, göreceğiz. Tüm takımlarımıza başarılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/avrupa-kupalari-raporu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe Olympiakos Deplasmanında Devleşti: 70-84</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/fenerbahce-olympiakos-deplasmaninda-devlesti-70-84/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/fenerbahce-olympiakos-deplasmaninda-devlesti-70-84/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 22:24:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Deniz Kutsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[euroleague]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe ülker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8295</guid>
		<description><![CDATA[Basketbolda altın bir hafta yaşıyoruz. Dün akşam Efes Pilsen&#8216;in ardından, bu akşam Fenerbahçe Ülker Euroleague Top 16 turu ilk maçında zorlu Yunanistan deplasmanında 84-70 galip gelerek basketbolseverlere büyük mutluluk yaşattılar. Grubun favorisi Olympiakos karşısında tüm maç boyunca disiplini ve yardımlaşmasıyla mücadeleyi elden bırakmayan Fenerbahçe, özellikle son periyotta Ukiç ve Ömer Onan&#8216;ın yıldızlaşmasıyla maçı kazanmayı bildi.  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/Marko-Tomas-Fenerbahce-Ulker-SporLog-200111-3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8297" title="Marko Tomas Fenerbahce Ulker SporLog 200111 (3)" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/Marko-Tomas-Fenerbahce-Ulker-SporLog-200111-3.jpg" alt="" width="496" height="287" /></a></p>
<p>Basketbolda altın bir hafta yaşıyoruz. Dün akşam<strong> Efes Pilsen</strong>&#8216;in ardından, bu akşam <strong>Fenerbahçe Ülker</strong> Euroleague Top 16 turu ilk maçında zorlu Yunanistan deplasmanında <strong>84-70 galip gelerek</strong> basketbolseverlere büyük mutluluk yaşattılar.</p>
<p>Grubun favorisi Olympiakos karşısında tüm maç boyunca disiplini ve yardımlaşmasıyla mücadeleyi elden bırakmayan Fenerbahçe, özellikle son periyotta<strong> Ukiç ve Ömer Onan</strong>&#8216;ın yıldızlaşmasıyla maçı kazanmayı bildi.  Aynı zamanda<strong> Marko Tomas</strong>&#8216;ın maçın genelindeki mükemmel oyunuyla belki de bu sezon en iyi performasını sergiledi. <strong>Lavrinoviç</strong> ile iyi bir ikili oluşturan ve gerek faul çizgisinden gerekse pota altından skora katkı yapan <strong>Sean May</strong> beklentilerin üstünde bir tempo ortaya koydu. Bu tarihi galibiyete dair bir diğer önemli not ise, 4. periyodun sonlarına doğru Tanjeviç&#8217;in manevi oğlu <strong>Emir Preldzic&#8217;</strong>in yaptığı iki kritik turnikeydi.</p>
<p>Son zamanlardaki en zevkli maçta Fenerbahçe<strong> kenardan gelen oyuncularından tam 41 sayı</strong> bulmayı başardı. Böylelikle grup maçları sonunda ikili averaj durumunda Olympiakos&#8217;a karşı büyük avantaj elde etti.</p>
<p>Mayıs&#8217;ta <strong>Barcelona&#8217;daki Final Four </strong>serisinde buluşmak dileğiyle, teşekkürler Fenerbahçe..<span style="text-decoration: underline;"><br />
</span></p>
<div><strong><span style="text-decoration: underline;">Fenerbahçe Ülker:</span><br />
</strong></div>
<div>Roko Ukic 17 sayı, 2 ribaund, 4 asist</div>
<div>Ömer Onan 14 sayı, 3 ribaund</div>
<div>Darijus Lavrinovic 4 sayı, 2 ribaund</div>
<div>Sarutas Jasikevicius 5 sayı, 1 ribaund</div>
<div>Kaya Peker 3 ribaund, 3 asist</div>
<div>Oğuz Savaş 7 sayı, 1 ribaund</div>
<div>Tarence Kinsey 3 sayı, 3 ribaund, 1 asist</div>
<div>Makro Tomas 19 sayı, 4 ribaund, 3 asist</div>
<div>Sean May 8 sayı, 4 ribaund</div>
<div>Emir Preldzic 7 sayı, 7 ribaund, 2 asist</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/fenerbahce-olympiakos-deplasmaninda-devlesti-70-84/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergin Ataman İmzayı Attı!</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/ergin-ataman-imzayi-atti/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/ergin-ataman-imzayi-atti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 13:22:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akın Parlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Beşiktaş Cola Turka Erkek Basketbol Takımı]]></category>
		<category><![CDATA[ergin ataman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8206</guid>
		<description><![CDATA[Beşiktaş Cola Turka Erkek Basketbol Takımı’nda görevden alınan Burak Bıyıktay yerine antrenör Ergin Ataman getirildi.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/ergin-ataman-beşiktaş-2011.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8207" title="ergin ataman beşiktaş 2011" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/ergin-ataman-beşiktaş-2011.jpg" alt="" width="438" height="207" /></a></p>
<p>Beşiktaş Cola Turka Erkek Basketbol Takımı’nda görevden alınan Burak Bıyıktay yerine antrenör <strong>Ergin Ataman</strong> getirildi.</p>
<p>Yaklaşık 3 yıl önce göreve getirilen, heyecan verici bir takım yaratmasına rağmen kupa kazanma başarısı gösteremeyen Ergin Ataman takımın başına yeniden getirildi. Burak Bıyıktay bana kalırsa çok daha önce gönderilmeliydi. Bu takımın başarıya ulaşması için yeniden yapılandırılması ve oyun sisteminin kesinlikle değiştirilmesi gerekecek. Ergin Ataman&#8217;ın öncelikle takımın savunma problemini çözmesi gerekecek. Beşiktaş, rakibinden çok sayı yiyen ve aynı oranda sayı atması için yıldızlarına bağımlı oynayan bir takım durumunda. Hem savunmada hem de hücumda takım oyunu anlayışına geçilmesi gerek. Sakatlara çözüm bulunması ve gerekli transferlerin acil olarak yapılması da lazım. 5 numaralı pozisyonda, power forvet, center oynayabilecek bir uzun oyuncu transfer edilecektir mutlaka.</p>
<p>Şu an itibariyle Ergin Ataman tam bir enkaz almış durumda. Üzerinde büyük bir yük var. Bu sezon için ilk hedefi iyi bir lig sıralamasıyla play-off lara katılmak, ikinci hedefi ise play-off larda başarıyı yakalamak olacaktır kuşkusuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/ergin-ataman-imzayi-atti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avrupa&#8217;nın Efsanesi</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/avrupanin-efsanesi/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/avrupanin-efsanesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 12:59:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Uyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2000 olimpiyat]]></category>
		<category><![CDATA[barça]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona]]></category>
		<category><![CDATA[eurobasket 2003]]></category>
		<category><![CDATA[euroleague]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[gate13]]></category>
		<category><![CDATA[golden state warriors]]></category>
		<category><![CDATA[Greece]]></category>
		<category><![CDATA[indiana pacers]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[jasi]]></category>
		<category><![CDATA[lietuvas rytas]]></category>
		<category><![CDATA[Lithuania]]></category>
		<category><![CDATA[maccabi tel-aviv]]></category>
		<category><![CDATA[maciajuskas]]></category>
		<category><![CDATA[nba]]></category>
		<category><![CDATA[olympic games]]></category>
		<category><![CDATA[panathinaikos]]></category>
		<category><![CDATA[pao]]></category>
		<category><![CDATA[rytas]]></category>
		<category><![CDATA[saras]]></category>
		<category><![CDATA[sarunas]]></category>
		<category><![CDATA[Sarunas Jasikevicius]]></category>
		<category><![CDATA[slovenia]]></category>
		<category><![CDATA[sweden]]></category>
		<category><![CDATA[sydney]]></category>
		<category><![CDATA[sydney 2000]]></category>
		<category><![CDATA[uleb]]></category>
		<category><![CDATA[ülker]]></category>
		<category><![CDATA[union olimpija]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8183</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçe Ülker, herhalde Greer&#8216;e tahammül edemeyecek duruma geldi ve Ukic&#8216;in olduğu bir kadroya Avrupa&#8217;da son on yılın tartışmasız en iyisini getirdi. Gerçekten büyük bir yıldız.  Gittiği her takımla başarı kazanan, milli takımıyla Avrupa Şampiyonluğu kazanmış olan Jasikevicius sezonun kalanında Fenerbahçe forması giyecek. Böylesine büyük bir yıldızı Türkiye&#8217;de izlemek de keyif verici olacaktır. Kariyerini uzun uzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/Sarunas_Jasikevicius3.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-8184" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2011/01/Sarunas_Jasikevicius3.jpg" alt="" width="220" height="267" /></a></p>
<p><strong>Fenerbahçe Ülker</strong>, herhalde <strong>Greer</strong>&#8216;e tahammül edemeyecek duruma geldi ve <strong>Ukic</strong>&#8216;in olduğu bir kadroya Avrupa&#8217;da son on yılın tartışmasız <strong>en iyisini</strong> getirdi. Gerçekten büyük bir yıldız.  Gittiği her takımla başarı kazanan, milli takımıyla Avrupa Şampiyonluğu kazanmış olan<strong> Jasikevicius</strong> sezonun kalanında <strong>Fenerbahçe</strong> forması giyecek. Böylesine büyük bir yıldızı Türkiye&#8217;de izlemek de keyif verici olacaktır. Kariyerini uzun uzun anlatmaya gerek yok ama satır başlarıyla şunları söyleyebiliriz.</p>
<ul>
<li>Lise ve kolej&#8217;in de içinde bulunduğu yaklaşık <strong>on yılı ABD</strong>&#8216;de geçmiş.</li>
<li>Üniversite biter bitmez ülkesinde<strong> Rytas</strong> takımında başlamış.</li>
<li>Bir sene Slovenya <strong>Olympija</strong> macerası yaşadı. Slovenya Kupası&#8217;nı kazandı.</li>
<li>Sonraki durağı, yıldızının parlayacağı, kendini kanıtlayacağı Barcelona idi. <strong>Barcelona</strong>&#8216;da lig kupası, kral kupası ve Euroleague şampiyonluğu yaşadı.</li>
<li>Daha sonra benzer başarıların daha fazlasını <strong>Maccabi Tel Aviv</strong> ile yaşadı. Avrupa kupalarını domine ederek iki defa en büyük kupayı kaldırdı. Barcelona&#8217;da başarıda pay sahibiydi ama İsrail takımında takımın lideri olarak en etkili pozisyondaydı.</li>
<li>2005&#8242;de denediği NBA&#8217;de <strong>Indiana Pacers</strong> ve <strong>Golden State Warriors</strong> formaları giydi. Özellikle de Warriors&#8217;da istediği süreleri bulamadı.</li>
<li>Tekrar Avrupa&#8217;ya, Yunan ekibi <strong>Panathinaikos</strong>&#8216;a döndü. Bir defa da Pao ile Euroleague şampiyonluğu yaşadı. Üç farklı takımla şampiyonluk yaşayan tek oyuncu olarak tarihe geçti. Yunan ekibinden aldığı ücret de bir başka tarihe geçtiği alan oldu. Yaklaşık <strong>on milyon euro</strong> kadar bir para kazandı.</li>
<li>Milli takımlarda ise <strong>2000 Sydney Olimpiyatları</strong>&#8216;nda ABD&#8217;ye yarı finalde sadece <strong>iki sayıyla</strong>, son topta kaybeden takımın üyesiydi. Bronz madalya kazandı. Çok geçmeden bir başarı daha kazandı ve <strong>2003&#8242;de İsveç&#8217;</strong>te düzenlenen <strong>Avrupa Şampiyonası&#8217;nda altın madalya </strong>kazandı. 2007&#8242;de bronz madalya alırken son defa milli takımda yer aldı.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/avrupanin-efsanesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FB Ülker ve Efes Pilsen&#8217;li EUROLEAGUE Top 16 Değerlendirmesi</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/uleb-top-16-degerlendirmesi/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/uleb-top-16-degerlendirmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 21:47:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Uyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[efes pilsen]]></category>
		<category><![CDATA[euroleague]]></category>
		<category><![CDATA[fiba]]></category>
		<category><![CDATA[panathinaikos]]></category>
		<category><![CDATA[top16]]></category>
		<category><![CDATA[ülker fenerbahçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8134</guid>
		<description><![CDATA[Ne zamandır ULEB Euroleague hakkında yazı yazmıyordum. Editörümüz Deniz&#8217;in hatırlatmasıyla ilk fırsatımı kullanıyorum. Gurupların belli olacağı gün 4 Ocak 2011. O yüzden biz temsilcilerimiz üzerinden değerlendirme yapalım. Zaten, TOP 16&#8216;ya kalan takımlarda da, CSKA hariç büyük bir sürpriz yok diyebiliriz.  İki temsilcimiz de bu turda yer alacaklar. Gurubunu ikinci sırada bitiren Fenerbahçe Ülker ile başlayalım: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/turkish-airlines-euroleague.png"></a><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/Turkish-Airlines-Euroleague-Top-16-ULEB.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8140" title="Turkish Airlines Euroleague Top 16 ULEB" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/Turkish-Airlines-Euroleague-Top-16-ULEB.jpg" alt="" width="441" height="330" /></a></p>
<p>Ne zamandır <strong>ULEB Euroleague</strong> hakkında yazı yazmıyordum. Editörümüz Deniz&#8217;in hatırlatmasıyla ilk fırsatımı kullanıyorum. Gurupların belli olacağı gün <strong>4 Ocak 2011</strong>. O yüzden biz temsilcilerimiz üzerinden değerlendirme yapalım. Zaten, <strong>TOP 16</strong>&#8216;ya kalan takımlarda da, <strong>CSKA</strong> hariç büyük bir sürpriz yok diyebiliriz.  İki temsilcimiz de bu turda yer alacaklar.</p>
<p><strong>Gurubunu ikinci sırada bitiren Fenerbahçe Ülker ile başlayalım:</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/2008-06-27_euroleagueulker446.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8136" title="2008-06-27_euroleagueulker446" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/2008-06-27_euroleagueulker446-300x199.jpg" alt="" width="210" height="139" /></a>Fenerbahçe Ülker</strong> için bu gurubu ikinci bitirir deseydik, herhalde pek çok kişi bizi hayalperestlikle suçlardı. Kaybedilen iki önemli oyuncu, yerine ne kadar kısa sürede uyum sağlayacağı bilinmeyen yeniler, yeni bir antrenör. Uzun rotasyonunun ciddi anlamda değişikliği. Tanjevic&#8217;in ayrılması ve<strong> Neven Spahija</strong>&#8216;nın gelişi. Bütün bu değişikliklerle Fenerbahçe&#8217;nin ne yapacağı tartışılıyordu.  Fenerbahçe, herkesi şaşırtarak fırtına gibi girdi Euroleague&#8217;e.  Evinde <strong>Rytas</strong>&#8216;ı yenerek başlaması sürpriz sayılmazdı,  <strong>Cibona</strong> galibiyeti de olası iki mağlubiyete karşı önlem gibi duruyordu. Bu sezonun en büyük sürprizlerinden biri 3. haftada oldu ve Fenerbahçe <strong>Barcelona</strong>&#8216;yı evinde yenerek büyük bir başarıya imza attı. Rakibi yenerken <strong>61 sayıda</strong> tutması da ayrıca takdir edilesiydi. Elden hiç bırakmadığı mücadele, kontrollü oyun ve savunmadaki takım başarısı bu galibiyetin ana etkenleriydi.</p>
<p>Bu galibiyetle havaya giren Fenerbahçe seyircisinin de desteğini alarak <strong>Siena</strong>&#8216;yı da devirmeyi başardı. <strong>Vidmar, Oğuz, Kaya, Lavrinoviç </strong>pota altı rotasyonu son derece iyi işliyor, giren çıkan tüm oyuncular görevini kusursuz yapıyordu. Cholet deplasmanında yapılan tüm hatalara rağmen galibiyetin gelmesi işten değildi. Son anlarda kaçırılan serbest atışlar maçı kaybetmeye neden oldu. Daha sonra Fenerbahçe gurubun iki favorisi Barcelona&#8217;ya evinde, Siena&#8217;ya deplasmanda kaybetti. Tabii bu maçların kaybedilmesinde ciddi bir sakatlık yaşayan <strong>Gasper Vidmar</strong>&#8216;a ek olarak, <strong>Roko Ukic</strong>&#8216;in de takımını yalnız bırakması önemli bir etkendi. Yine de Fenerbahçe iki maç sonunda ikili averajda Barcelona&#8217;yı geçerek gurubu ikinci sırada bitirdi.</p>
<p>Ukic&#8217;in sakatlandığı dönemde, <strong>Engin</strong>&#8216;in de henüz iyileşmemiş olması nedeniyle oyun kurucu pozisyonunda, Vidmar&#8217;ın eksikliğiyle de pota altı savunmasında önemli bir zaaf yaşandı. Bu sürede kaptan <strong>Ömer Onan</strong> daha da devleşti ve takımı sırtlamaya başladı. Özellikle Ukiç olmayınca takımdaki diğer oyuncuların da verimi düşmeye başladı.  Vidmar&#8217;ın yerine<strong> Sean May </strong>dahil edildi. Henüz Vidmar&#8217;ın eksiğini özellikle de savunmada doldurmaktan uzaksa da alıştıkça hücum gücünü arttıracaktır. Ukiç ise iyileşti ve TOP 16&#8242;da takımdaki yerini alabilecek.</p>
<p>Fenerbahçe Ülker, eğer bir sakatlık yaşamazsa ve yakaladığı başarının disiplinli savunmayla geldiğini unutmazsa ki coach Spahija, oyuncuların bunu unutmasına fırsat vermeyecektir, o zaman başarılı olabilirler. Deplasmanlarda gelen galibiyetlerde sert savunma ve kolay basketlerle rakibi bozmanın yanı sıra hücumda iyi organize olmaları da rakiplere karşı iyi birer koz olacak. Özellikle Roko Ukiç bu işi iyi yapabilecek hem takımı hem de Marko Tomas&#8217;ı tanıyan iyi bir lider. Bence Sean May&#8217;in oyunun iki yönündeki performansı Fenerbahçe&#8217;nin gidebileceği yeri belirleyecek en önemli etken.</p>
<p><strong>Ve Efes Pilsen&#8217;e gelelim:</strong></p>
<p><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/efes-pilsen-kazanirsa-top-16da-2010-12-14_m.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8137" title="efes-pilsen-kazanirsa-top-16da-2010-12-14_m" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/efes-pilsen-kazanirsa-top-16da-2010-12-14_m-300x173.jpg" alt="" width="210" height="121" /></a>Bir zamanlar Avrupa&#8217;da <strong>Efes Pilsen</strong> diye bir takım vardı hatırlayanınız var mı? İzlemesi zevkliydi, severdik. Nerelerde o takım şimdi acaba? O Efes Pilsen&#8217;in yerinde bu sene için yerlerde sürünen performansa sahip bir takımdan bahsedeceğimi anlamak mümkün.</p>
<p>Efes Pilsen, bence strateji değiştirdi. Artık o <strong>yetiştirici Efes Pilsen</strong> yok. Yerine çok para harcayarak sürekli transfer yapan bir Efes Pilsen var. Her ne kadar deplasmanda bir uzatma devresi sonunda alınan şanssız bir yenilgiyle başladıysa da devamında toparlamalıydı Efes Pilsen.</p>
<p>Hiç toparlayamadı. <strong>Mehter takımı </strong>gibiydi. Daha sonra fikstür avantajıyla iki galibiyet aldıysa da, özellikle <strong>Armani Jeans Milano </strong>karşısında büyük farkları kapattırarak rakip takıma maçı ikram etmeye kalkan ve güç bela çevirebilen bir Efes vardı sahada. Nitekim kötü gidiş, <strong>Pao</strong> deplasmanında hezimetle sonuçlandı. Arkasından gelen <strong>CSKA</strong> ve kritik <strong>Union Olympija</strong> galibiyetiyle tam takım havasını bulabilir mi diye düşünürken yine arka arkaya iki mağlubiyet hem de yine kötü oyunla elenme stresi bile yaşamaya başladı. Çok kritik bir hale soktuğu Pao maçı ise bizleri bundan <strong>üç ay öncesine </strong>götürdü.</p>
<p>Pao maçı, Efes Pilsen&#8217;in son saniyede kazandığı ve yine <strong><a href="http://www.youtube.com/watch?v=VwKEW9by5k0">Kerem Tunçeri&#8217;nin turnikesiyle</a> </strong>kazandığı bir maç oldu. Kerem Tunçeri&#8217;nin son saniye basketiyle gelen <strong><a href="http://www.youtube.com/watch?v=xCWlcfcwCYo&amp;feature=related">Sırbistan zaferimiz</a> </strong>maçı izleyen herkesin aklına gelmiştir herhalde. İki çembere bıraktığı kritik turnikelerle bu salonun tarihine şimdiden geçmeyi başaran Kerem Tunçeri, Efes Pilsen&#8217;i de ipten aldı. Harika başladığı maçı kaybetme noktasına getiren Efes Pilsen aslında yine hiç iyi sinyaller vermedi. Bu sezon ummadığı kadar kötü bir sezon geçiren, elenmeyi çoktan garantilemiş! olan CSKA&#8217;yı bile yenemeyerek ilk turun sonunu iyi getiremedi. Açıkçası Efes Pilsen bu oyunuyla bana hiç ümit vermedi.</p>
<p>Hep söylenedurur, bir takım oyun kurucusu kadar konuşur. Efes Pilsen bunu bire bir doğrulayan bir örnek bu sene. Neden alındığını hiç anlamadığım Andrew Wisniewski ve nasıl tahammül edildiğine aklımın ermediği Igor Rakocevic ile birlikte Efes kesinlikle guardsız oynuyor. Halbuki kenarda dünya ikincisi milli takımın üç tane kısa oyuncusu duruyor. Kerem Tunçeri, Ender Arslan ve Sinan Güler. Rakocevic&#8217;in kredisi sonsuzken onlara bu kadar az şans tanınmasının bana kalırsa mantıklı bir açıklaması yok. Girdiği her dakika olumlu bir katkı koyan Sinan Güler unutularak cezalandırılıyor adeta. Artık herhalde 4-5 ayda Perasovic takımı tanımıştır. TOP 16&#8242;da kimin ne kadar süre alacağı konusunda daha net ve doğru kararlar verecektir diye umuyorum. Bu üç Türk az süre alırken Cenk&#8217;in aldığı süre ise evlere şenlik tabii. Pota altında <strong>Kerem Gönlüm, Nikola Vujcic, Lawrence Roberts ve Bostjan Nachbar</strong> ile orta kuvvet bir görüntü sergiliyor. Hele de guardların iyi beslemediği zaman tam anlamıyla çöküyor Efes pota altı. Tek umudum, Efes&#8217;in buralarda çok <strong>tecrübeli </strong>oluşu. Belki işlerin artık zora girdiği dönemde tecrübesiyle buralardan iyi sonuçlar alabilme ihtimali. Yoksa guruptan tek deplasman galibiyeti çıkaramamış çoğunda da farklı yenilmiş bir Efes&#8217;in işi oldukça zor.</p>
<p style="text-align: left;">Yine de Senelerdir harcanan büyük paralara rağmen tek elle tutulur başarımızın olmadığı <strong>ULEB Euroleague</strong>&#8216;de artık biraz başarılar kazanabiliriz inşallah.<strong> Final 4</strong> yolunda rakipler az çok belli. Mücadele dozunun iyice artacağı <strong>TOP16</strong> maçlarını heyecanla bekliyor ve <strong>19 Ocak</strong>&#8216;ta başlayacak zorlu maçlar öncesi iki takımımıza da başarı ve şans diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/uleb-top-16-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Bayrağına Yapılan Saldırı</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/turk-bayragina-yapilan-saldiri/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/turk-bayragina-yapilan-saldiri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Dec 2010 15:27:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akın Parlas</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Apoel-Pınar Karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz özdil]]></category>
		<category><![CDATA[yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8112</guid>
		<description><![CDATA[Yılmaz Özdil, Karşıyaka'nın uğradığı saldırıyı sadece sportif şiddet olarak algılayan beyinlere güzel bir yorum yapmış köşesinde.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/24.122.jpg"></a><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/apoel-karşıyaka-saldırı.jpg"></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/apoel-karşıyaka-saldırı1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8114" title="apoel-karşıyaka saldırı" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/apoel-karşıyaka-saldırı1.jpg" alt="" width="563" height="287" /></a></p>
<p>FIBA Erkekler EuroChallenge Kupası (G) Grubu&#8217;nda Kıbrıs Rum Kesimi&#8217;nde oynanan Apoel-Pınar Karşıyaka maçının ardından çıkan olaylarda utanç verici ve gülünç bir ceza verilmişti Apoel&#8217;e.</p>
<p><strong>Yılmaz Özdil</strong>, Karşıyaka&#8217;nın uğradığı saldırıyı sadece sportif şiddet olarak algılayan beyinlere güzel bir yorum yapmış köşesinde.</p>
<p>Türk bayrağını göğsünde şerefle taşıyan takımımıza yapılan saldırı sadece sportif anlamda bir holigan saldırısı değildir. Organize olarak hazırlanmış Türk bayrağına, milletine yapılmış bir saldırıdır. Son derece komik bir ceza geleceğini tahmin ediyordum zaten. AB&#8217;nin, Avrupa Kupalarından men etmek gibi ağır cezaların önüne geçeceği de belliydi. Aynısı bizim ülkemizde yaşansaydı Karşıyaka kupadan men edilmişti,belki de 2 sene de kupalara katılması yasaklanacaktı. <strong>Madem bu işin içinde siyaset var, sen de en ağır siyasi yaptırımlarla olaya tepkini göstereceksin diyeceğim ama yerse! Yemezse gargara yapıp yutacaksın!  </strong></p>
<p><strong>Yılmaz Özdil&#8217;in 24.12.2010 tarihli yazısı:</strong> <a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16608250.asp">http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16608250.asp</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/turk-bayragina-yapilan-saldiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19.12 Pazar Gününe Dair</title>
		<link>http://www.sporlog.com/yazi/19-12-pazar-gunune-dair/</link>
		<comments>http://www.sporlog.com/yazi/19-12-pazar-gunune-dair/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2010 12:47:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mert Uyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[19.12 Karşıyakalılar günü]]></category>
		<category><![CDATA[furkan]]></category>
		<category><![CDATA[karşıyaka-fenerbahçe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sporlog.com/?p=8064</guid>
		<description><![CDATA[Yenilmesine rağmen muhteşem bir performans gösteren, Furkan'a hemen yardıma koşan kaptan Ömer Onan ve Mirsad Türkcan, desteklerini oyuncularımızdan ve Furkan'dan esirgemeyen Fenerbahçe basketbolcuları bu maçın galibidir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/furkanaldemir.png"><img class="alignnone size-medium wp-image-8065" src="http://www.sporlog.com/wp-content/uploads/2010/12/furkanaldemir-300x163.png" alt="" width="300" height="163" /></a></p>
<p>Ligimizde geçen pazar günü, tam da <strong>Karşıyakalıların 19.12&#8242;yi kutladığı Karşıyakalılar gününe</strong> denk gelen güzel bir maç vardı lig programında. Daha önce cumartesi oynanacağı açıklanan maç hafta içi perşembe akşamı Fenerbahçe&#8217;nin Siena deplasmanında oynamış olması nedeniyle pazar gününe alınmıştı. İyi bir müsabaka izleyebileceğimizi tahmin ediyorduk ama bu kadar iyi bir mücadele ve çekişme beklemiyordu. Tadına doyum olmaz bir maç izledi basketbol severler.</p>
<p>Karşıyaka-Fenerbahçe maçı beklendiğinin aksine savunmaya yönelik az skorla başladı. İki takım da savunmada büyük efor sarf ederek birbirlerini kontrol edercesine oynadı. 35-26 biten devrenin ardından maçın bu şekilde az bir sayıyla biteceğini düşünenler yanıldı. Maçın ikinci yarısı Fenerbahçe&#8217;nin hücumda açılması ve Karşıyaka&#8217;nın yakalama çabalarıyla skor arttı. Son dakikada sürekli maçı geriden takip eden Karşıyaka, Preldzic&#8217;in atışlardan birini kaçırması sonucu Kinsey&#8217;in hatası denebilecek bir faulle maçı uzatmaya taşıdı. Son dakikada birbirinden kritik 6 serbest atış atan takımımız 5&#8242;ini sayıya çevirdi. Normal süresi son derece heyecanlı ve çekişmeli geçen maçta tempo uzatmada daha da arttı. Normal sürede takımını sürükleyen Ömer Onan olurken, Karşıyaka&#8217;da ise skor dağılımı dengeli oldu. Normal sürenin sonlarına doğru maça ağırlığını koymaya başlayan David Holston, aynı performansı uzatmalarda da sürdürerek takımı taşıdı. Uzatmanın bitmesine saniyeler kala Karşıyaka Furkan ile 89-86 üstünlüğü yakaladı ve tam kazandı derken sahneye Fenerbahçe&#8217;nin kaptanı Ömer Onan çıktı ve maçı uzatmaya taşıdı. Heyecan bitmek bilmiyordu. İki tarafın da yenilmemek için ölümüne savaştığı muhteşem bir mücadele oluyordu.</p>
<p>Ta ki maçın, mücadelenin galibiyetin ve her şeyin anlamsızlaştığı o talihsiz ana kadar. 93-89 Karşıyaka öndeydi, Preldzic içeri girdi, Furkan harika bir blok koydu ama sporun böyle de bir tatsız yanı var, bloğun arkasından o an talihsiz bir şekilde Preldzic&#8217;in ayağına basarak feci bir şekilde bileği döndü. Bu satırları yazarken bile içimin fena olduğu o an resmen içim parçalandı. Talihsizliğe mi yansam, oyuncumuzun giden yılına mı yansam bilemedim. O an için hiç umurumda olmayan bir şey kaldıysa o da maçtı. Oturduğumuz yere uzak potada oldu ama çok kötü şekilde dönmüş bileği görünce genci yaşlısı demeden hüngür hüngür ağlamaya başladı. Hele de Furkan acı içinde parkeleri yumruklarken yüreğimiz kan revan içinde kaldı. O sıcak atmosfer buz gibi donup kaldıktan sonra feryatlara kimsenin yüreği dayanamadı. Emir Preldzic&#8217;i beyaz değil adeta kireç gibiydi pozisyondan sonra, koşarak bench&#8217;e gitti adeta bayılacak gibiydi. Kaptan Ömer Onan ve Mirsad Türkcan hemen koşarak yardıma geldiler. Maçın yardımcı hakemlerinden Zafer Yılmaz bu kötü sahneye bakamadı. İki takımın sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinden sonra sedyeyle götürüldü Furkan. Alkış ve göz yaşları içinde salondan çıktı. Her şey bir anda bozuldu. Ne takımda ne de taraftarda istek kaldı. O moral bozukluğuna rağmen kaptan Smith ve takımın abisi Jovo takımı toparladı. Hep birlikte galibiyet yemini ederek maçı 101-98 kazandılar.</p>
<p>Bunun hiç bir önemi yoktu. Ligdeki en sevdiğimiz galibiyetlerden birine imza attık ama çıkışta ne korna ne de sevinç vardı. Hastaneye giden yüzlerce taraftar güzel haberi bekledi. Neyse ki ilk gelen haberler güzeldi. Kırık yoktu. Kısa süre sonra çabucak yayılan haber de sevindiriciydi. Bağlarda kopma da yoktu. Sadece bileği ciddi anlamda esneme yapmıştı. Zamanında müdahaleyle Furkan üç hafta sonra sahalara dönebilecek. Tam da formunun zirve yaptığı bu sezonda neyse ki sadece üç hafta dinlenecek ve tekrar takımına dönecek. Her şeyden önemlisi 1991 doğumlu oyuncumuzun sağlığıydı. Burada kaybeden yok aslında, kazananlar var. Sadece üç hafta gibi kısa sürede sahalara dönecek olan ve Türkiye&#8217;nin her tarafından, her taraftarından destek mesajları alan Furkan, onun sakatlığı anında göz yaşlarına boğulan ve takımca kenetlenen Karşıyaka, yenilmesine rağmen muhteşem bir performans gösteren, Furkan&#8217;a hemen yardıma koşan kaptan Ömer Onan ve Mirsad Türkcan, desteklerini oyuncularımızdan ve Furkan&#8217;dan esirgemeyen Fenerbahçe basketbolcuları bu maçın galibidir. Bu vesileyle Furkan Aldemir için dualarını eksik etmeyen ve iyi niyetli mesajlarını paylaşan herkese teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sporlog.com/yazi/19-12-pazar-gunune-dair/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

