
NBA ALL-STAR bence NBA yönetiminin büyük başarısıdır. Her sene aynı şeyi, çok değişikmiş gibi sunabilmek ve neredeyse her sene benzeri şeylerin sahnelendiği bir olayda, heyecan yaratabilmek gerçekten zor iş. Bunu başarabiliyor. Bu sene Dallas’ta oynanan gösteri maçının en ilgi çeken yönü kuşkusuz 108.713 kişinin canlı izlemesi.
Herşeyin en büyüğünü biz yaparız iddiasından mıdır bilinmez, Amerikalıların herşeyde rekor kırmak gibi bir adetleri var. Biraz da değişiklik lazımdı All-Star’a. Ne yapılmalıydı diye düşünüldü. Dallas’ın Amerikan Futbol takımınının stadı uzun çalışmalardan sonra 108.713 kişinin canlı izleyebildiği ! bir mabede döndü. Bu da bir basketbol maçını izleyebilen en fazla kişi. Herhalde bu rekor Amerika’dan başka bir yerde kırılamazdı. Oldukça ihtişamlıydı görüntüsü. Stadın üstü kapatılarak ortasına kurulan dev ekran ise gerçekten inanılmazdı. 40 metreye 20 metre ebatlarıyla tam bir teknoloji harikasıydı. Gerek görüntü kalitesi, gerekse de gösterilerin güzelliği ihtişamı daha da arttırdı ve bana göre All-Star haftasonunun ilk sırasında yerini aldı. Bu linkten salonun hazırlanışını izlemek de mümkün..

Gelelim organizasyona. Açıkçası ilk günü, yani çaylaklar takımıyla, ikinci yılını oynayan oyuncuların takımı arasındaki maçı hiç canlı izlemedim. Çok büyük ihtimalle sonucu belli oluyor. Bu seneki gibi istisnalar hariç, lige ısınmış olan ikinci yıl oyuncuları ( sophomore) açık farkla kazanırdı. Demek ki iyi çaylak oyuncular var ligde.
İkinci gün ise, merakla beklenen smaç yarışması ve diğer aktiviteler fazla heyecan vermedi. Vasatı aşamadı. Steve Nash yetenek yarışmasını kazanırken, Paul Pierce da üç sayıda iddiasını kanıtladı. Sevenler olabilir, haksızlık etmemek gerekir ama bana bu kadar antipatik gelen bir başka adam daha yok şu NBA’de. Maalesef yine Nate Robinson, yine vasat smaçlarıyla, yine jüri yardımlarıyla kazandı. İki sene önce Andre Iguodala’nın, geçen sene, 2009′da da, Rudy Fernandez’in hakkı yendi. 2 kez üst üste olmak üzere 3 kez kazanan tek isim oldu 1.75′lik Nate Robinson. Ben de artık tadı kaçan bu organizasyonu izlemeyeceğim.

Cumartesi gecesinin kayda değer bir diğer aktivitesi, üç sayı yarışması. Buradan da, her zaman etkili bir şutör olarak bildiğimiz Paul Pierce, açıkçası kendisinden beklemediğim bir şekilde iyi yarıştı ve şampiyon oldu. Aslında şut stili olarak hızlı atıcı olmadığını düşündüğüm Pierce, bu konuda da iyi olduğunu kanıtladı. Böylece Pierce formda olduğunu gösterdi. Şampiyonluk yolunda Celtics’in oldukça ihtiyacı olacak bu sene.

Pazar gecesi ise, organizasyonun amacı olan Batı ve Doğu karması maçı vardı. All-Star menüsünün ana yemeği en son servis edildi. Burada zaten tek amaç, gösterinin devam etmesidir. Bireysel olarak süper yeteneklerin olduğu bir maçtan insanlar da doğal olarak süper smaçlar, olağanüstü sayılar bekliyor doğal olarak. Bunlar da vardı. Doğuda MVP Wade başta olmak üzere, LeBron, Chris Bosh, Kevin Garnett ve Dwight Howard, Batıda ise, Carmelo Anthony, Amare Stoudemire, Deron Williams güzel hareketleriyle geceyi renklendirdiler. Yine son periyodu MVP için yarışmaya döndü her sene olduğu gibi. Yarışı bu sene Dwyane Wade hakkıyla kazandı. Kobe’nin olmamasıyla bir rakibi eksilen Wade, Lebron James’in önünde, en değerli oyuncu oldu. Yaptığı şık hareketlerine, güzel istatistikler de ekledi. 28 sayı 11 asist 6 ribaund 5 top çalma ile oynadı. Devre arasında Türkiye’yi de ilgilendiren bir olay yaşandı. Dünya Basketbol Şampiyonası için ABD aday kadrosuna çağrılan oyuncular tek tek tanıtıldı. Bu sırada dev ekrandan Türkiye tanıtım videosu geçmiş. 108bin Amerikalı ve tüm dünyanın izlediği bu organizasyonda Türkiye reklamının bulunması da oldukça güzel oldu. Umuyoruz tanıtılan NBA yıldızları tam kadro olarak ülkemize gelirler.

Doğu Karması maçı Wade’in Carmelo Anthony’e yaptığı iyi savunmayla kazanmayı başardı. Bütün maçı farklı önde götüren Doğu, Chauncey Billups’a engel olamasa da, maçı 141-139 kazandı.
Özetle, NBA yönetiminin artık saha dışında da ilgi çekecek bir takım yenilikler bulması şart. Saha içindeki mücadele zaten üç aşağı beş yukarı aynı. Bakalım gelecek yıllarda neler izleyeceğiz?
Son Yorumlar