Fuller Tutukluk Yaptı

Tanımayanlara söyleyelim; Ricardo Fuller, Stoke City‘nin 30 yaşındaki Jamaikalı forveti. Açıkcası bu sezon Tuncay Şanlı o takıma transfer olana kadar fazla adını sanını duymamıştım. Transfer olmasaydı da pek ilgilmi çekeceğini zannetmiyorum. Ne var ki oyuncumuzun yedeği olduğu oyuncuyu tanımak gerekti.

Neyse Premier League‘te 22 maçta 1 gol atarak az çok kendini tanıtan Fuller, haftasonu 3-0 biten Stoke City-Blackburn maçından sonra göz altına alınarak biraz daha rengini belli etti. Maçın ardından Trinity sokakta bir gece mekanında olaya karışarak soluğu nezarethanede alan oyuncu, daha sonra kefaletle serbest bırakıldı ancak havasını almıştı. Kulübü Stoke City olayı doğrularken, soğuk bir ifadeyle Fuller ile ilgili bir açıklama yapılmayacağını belirtti. (guardian.co.uk)

Acaba yedeği olarak beklediği Fuller’den 2 gömlek üstün olduğunu düşündüğüm ve ligte de 17 maçta 2 gol atarak en azından istatistiksel olarak bunu kantılayan Tuncay’ın azmini, Blakcburn karşısında Stoke ile 300. maçına çıkan teknik direktörü Tony Pulis görecek mi? Eğer teknik direktörü akılcıl bir kadro seçimi yapıyorsa bu haftasonu oynanacak Wigan Athletic maçında bunu gösterecek. Aksi durumda disiplininden ödün vermeyi göze alarak Fuller’i oynatmaya kalkarsa, Tuncay’a hak vereceğiz ve O’na olan güvensizliğini&antipatikliğini net bir şekilde görmüş olacağız.

Bu arada yaşanan olay ülkemizde meydana gelen benzer durumlarda, kulüplerimizin yaklaşımı için iyi bir örnek teşkil etmektedir. Daha az göz önünde olmak ve konuyu kulüp içinde çözmeye çalışmak…

Sporx’de Haftanın Blogu SporLog.com

Türkiye’nin en büyük spor servis sağlayıcısı ve bünyesinde birçok usta spor yorumcusunu barındıran sporx.com, uzun yıllardır sektöründe lider konumunda çalışmalarına devam ediyor. Futboldan, basketbola, fantazi futboldan, bilgi yarışmalarına kadar çeşitli hizmet imkanları sunan sitede aynı zamanda en önemli hizmet türlerinden biri olan canlı maç anlatımlarına ulaşmak mükün.

Hemen hemen her internet kullanıcısının yakından takip ettiği ve sporseverlerin beğeniyle yorumladığı sporx.com‘un değerli yazarlarından Tolga Özek‘in, haftanın sitesi olarak değindiği SporLog.com ile ilgili yazısının tamamı için buraya tıklayabilirsiniz.

Bizlerde kendilerine teşekkür eder, yorumlarıyla Türk sporuna kattıkları kalitenin ve başarının artarak devam etmesini temenni ederiz.

Nihayet Başlama Vuruşu

Nihayetinde futbolla yatan futbolla kalkan bir milletiz. Devre arası uzun olsun istemeyiz ama maçları 90 dakikaya sığdıramayız.

Nihayetinde çok izleyen gözü pek seyircileriz. Maçlar durgun geçerse homurdanırız ama kanalın değişmesine izin vermeden aynı golleri hafta boyunca izleriz izleriz.

Nihayetinde babayız, eşiz, arkadaşız, insanız. Tuttuğumuz takımı gözümüzden sakınırız ama yeri gelince de önceliklerimizi bilir, kişiselleşince kanalı kapatırız.

Nihayetinde açık görüşlü taraftarlarız. Spor programlarını dikkatle izleriz ama kime ne kadar değer verileceğini bilerek kalanlara açıkca görüşümüzü bildiririz.

Nihayetinde akıllıyızdır da. ‘Futbol’ kelimesini duyunca şaşı oluruz ama o kelimeyi kullananların niyetini de çok iyi anlarız.

Nihayet yeni haftanın başlama vuruşu geldi!

Süper Ligte 20. haftanın açılış maçı bu akşam 20:00′da Beşiktaş - Gençlerbirliği arasında oynanıyor.

Gözde Blanc, Plase Tigana

2010 Dünya Kupası sonrası Fransa teknik direktörü Raymond Domenech‘in sözleşmesi sona eriyor. Yerine geçecekler listesinde Laurent Blanc, Jean Tigana,  Didier Deschamps ve Domenech’in yardımcısı Alain Boghossian başı çeken isimler arasında.

Ne var ki en çok öne çıkan aday Bordeaux‘daki başarısıyla Laurent Blanc olarak gözüküyor. Fransa milli takımının eski başarılı savunmacısı daha önce Manchester United‘da Ferguson‘un yerine gelecek isimler arasında anılmıştı. Fransa Futbol Federasyonu işi ciddi tuttu ve geçtiğimiz günlerde Blanc ile bir görüşme yaptı. Sonrasında “anlaşma yapılmadı, ortada kesinleşen birşey yok” deselerde herşeyin olması mümkün.

Kaderin cilvesi ise; Fransa’nın başına geçecekler arasındaki en güçlü adaylar Laurent Blanc ve Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Jean Tigana‘nın isimlerinin, 2004 senesinde Jacques Santini‘nin görevden ayrılmasından sonra da gündeme gelmesiydi. O zamanlar muradlarına erememişlerdi ama şimdi şansları daha fazla.

İtiraf etmeliyim, kim gelirse gelsin Maviler için bir kabus sona erecek. Çoktan miladını dolduran Domenech‘in ayrılmasıyla, bu sefer ‘gelen gideni aratır’ savı muhtemelen çürüyecek.

Koca Bebek

Boston Celtics‘in 11 numarası Glen Davis, maçı seyirciler arasında izlemeye karar verirse..

Siz siz olun çocuğunuzu maça götüreceğiniz zaman O’na da bir maç bileti alın (:

Alkışlar Trabzonspor’a

Haiti’de geçen ay meydana gelen ve şimdiye kadar resmi olarak 220.000 insanın hayatını kaybettiği büyük deprem felaketinde ülke futbolumuz olarak ilk somut girişim Trabzonspor‘dan geldi.

Kolombiyalı yeni transfer Teofilo Gutierrez önderliğinde Trabzonspor’lu oyuncuların yaptığı 41 bin TL’lik yardıma, kulüp yönetiminden 9 bin TL’lik destek gelerek toplanan 50 bin TL, Haiti‘deki depremzedelere ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı‘na teslim edildi.

Umarım bu örnek davranış Türk futbolu olarak daha geniş bir yardım kampanyasının başlangıcı olur. Zira oradaki yardıma muhtaç insanların yaralarını bir nebze hafifletmenin ve tüm kulüplerce birlik olup imrenilecek bir organizasyon düzenlemenin duygusu tarif edilemez olur.

Konuya ilişkin diğer yazı

Bundesliga’nın 50+1 Kuralı Mahkeme Yolunda

Bundesliga’nın 50+1 kuralı nedir diye merak ettiniz başlığı okuyunca. Kısaca şöyle açıklayalım; Bundesliga takımlarının dış yatırımcıları takımın %49′undan fazla hissesine sahip olamıyorlar. Bu durumda Abramovich, Glazer, Hicks/Gillett veya Sheikh Mansour gibileri çıkıp da bir Alman takımının tamamına sahip olamıyorlar. Bazıları bunun iyi olduğunu düşünse de, bazıları da bu kuralın Real Madrid gibi büyük takımlarla mücadele etmenin önünü kapadığı düşüncesinde.

Hannover 96 başkanı bu konudaki isyanını gündeme getirmiş ve bu konuda birinci ve ikinci ligdeki takımların katılımıyla bir oylama gerçekleşmiş. Sonuçta 36 takımın 32’si bu kurala bağlı kalınması gerektiği yönünde oy kullanmışlar. Oylamadan istediğini elde edemeyen başkan bu sefer de konuyu mahkemeye taşımış ve bu yolla bir sonuç elde etmeye çalışıyormuş.

Bana kalırsa bu 50+1 kuralı harika bir sistem ve Almanlar kesinlikle bu kurala bağlı kalmalı. Futbolda herşeyin paraya bağlı olduğu bir dönemde bir anlamda milli değerlere sahip çıkmanın paradan daha önemli olduğunu vurgulamış oluyorlar. Ayrıca önlerinde Manchester United gibi borç içinde yüzen bir örnek varken 50+1 kuralının değerini daha çok anlamaları gerekir diye düşünüyorum.

Hand of God or Homer?

Ağzımdan aldılar

“Galatasaray, Premier League’in defolularının favori mekanı oldu.”

İngiltere’nin ünlü blog sitesi The Pies, Ada’da başarısız olup Galatasaray forması giymeye başlayan Jo, Dos Santos ve Elano için bu sözü uygun gördü. Mark Hughes ve David Moyes‘in ilgisini çekemeyen ve Antalya maçındaki sakatlığı nedeniyle 3 hafta sahalardan uzak kalacak Jo başta olmak üzere; adı geçen bu üç futbolcu için ayrıca,“İngiltere’de oynamak için biraz daha metanet gösterirsiniz, di mi çocuklar?” şeklinde yorumda bulunuldu.

Ben transferlere bu kadar umutsuz bakmıyorum. Söz konusu Süper Lig olunca her biri standartların üzerinde oyuncular. Ancak havalimanındaki çılgınca karşılamaları ve sanki Gheorghe Hagi transfer edilmiş gibi sevinmeleri görünce “ağzımdan aldılar” demeden edemiyorum.

Resimler The Pies sitesindeki ilgili yazıdan alınmıştır.

Milli Takımın Zaman Aşımı

Türkiye A Milli Takımı 14 Ekim 2009 tarihindeki, 2-0 yendiğimiz Ermenistan maçı sonrası Fatih Terim‘in istifasından beri teknik direktörsüz. O zamandan beri de Türkiye Futbol Federasyonunun yeni bir teknik direktör arayışı içinde olduğunu biliyoruz. Gel gelelim 3 Mart 2010 tarihinde Honduras ile yapılacak özel maç ve gündem konusu yaklaşıyor.

Tahminim 1 veya 2 hafta içinde yeni bir teknik direktör bulunmazsa spor basınında “A Milli Takım sahipsiz”, “Federasyon 4 ayda yeni bir teknik direktör bulamadı” gibi haberlerin çıkacağı. Hatta o zamana kadar A Milli Takım aday kadrosunu kimin seçeceği bile çokça tartışılacak. En nihayetinde medyada bu durumun farkında, Federasyonda olacak eleştirlerin bilincinde.

Benim tavsiyem hazır böylesi bir ortama girilmeden kamu oyuna federasyon tarafından bir bilgilendirme yapılması. Bıçak kemiğe dayanınca, son anda yapılacak işlerin futbolseverleri tatmin etmeyeceği düşünülürse en mantıklı yol bu gibi gözüküyor. Zira oldu bittiyle verielecek her karar, yeniden yapılanmanın ve Euro 2012′nin başında denize açılmadan yelkenleri suya indirmeye neden olabilir.

En güçlü aday Rusya Futbol Federasyonu ile ters düşen Guus Hiddink gibi gözüküyor. Bana kalırsa en yerinde&güvenilir seçim, sistemli ve akılcıl bilgilendirmelerle zaman aşımı söz konusu olmadan yeni teknik direktörün belirlenmesi. Şubat ayı futbol gündemi, Honduras maçının yaklaşmasıyla bu ana konu etrafında şekillenecek.

PS: Gelecek yazı, yeni teknik direktörün gelişiyle Milli Takımın iskeletini oluşturacağnı düşündüğüm Semih Şentürk, Caner Erkin, Nuri Şahin, Özer Hurmacı, İbrahim Toraman gibi futbolcuların üzerine olacak.

BloggerV.com üyesidir.